Hem Risale-i Nur şakirtlerinin yüz mislinden ziyade zatlar, o kitaplarla meşguldürler ve o vazifeyi yapıyorlar. Biz de o vazifeyi onlara bırakmışız. Yoksa-hâşâ ve kellâ-o kudsi üstadlarımızın mübarek eserlerini ruh u canımız kadar severiz. Fakat herbirimizin bir kafası, birer eli, birer dili var; karşımızda da binler mütecaviz var; vaktimiz dar. En son silâh, mitralyoz gibi Risale-i Nur bürhanlarını gördüğümüzden, mecburiyetle ona sarılıp iktifa ediyoruz. --Kastamonu Lâhikası --
__________________
Ezelin sırların ne sen bilirsin, ne de ben Bu muammalı harfi ne sen çözebilirsin, ne de ben Perde arkasında bir sen ile ben dedikodusu var ama Perde kalktı mı ne sen kalırsın, ne de ben...
