ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 20-03-2008, 18:36
essien - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Moderator
Puanlar: 6,315, Derece: 51 Puanlar: 6,315, Derece: 51 Puanlar: 6,315, Derece: 51
Aktivite: 10% Aktivite: 10% Aktivite: 10%
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 1,129
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 43
65 mesajı 94 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 4
essien is a jewel in the roughessien is a jewel in the roughessien is a jewel in the rough
Standart Talak(boşanma)

Ücretsiz Kayıt Ol

Önce "Talak" kelimesi üzerinde duralım. Lügat manası; mutlak surutte bağı kaldırmak, çözmek ve salıvermektir.) İslâmi ıstılahta: "Nikâh akdini, hususi bazı lafızlarla halen ve mealen ortadan kaldırmaya talak denir" tarifi esas alınmıştır.
Boşanmanın caiz olduğu; kitap sünnet ve icma ile sabittir. Kur'an-ı Kerim'de: "Ey Peygamber!.. Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları (hayız hallerinden) temizlenmeleri vaktinde boşayın" hükmü beyan buyurulmuştur. Yine bir başka ayet-i kerime'de: "Talak ikidir. Ondan sonra kadınları, ya iyilikle tutmak, ya güzellikle salıvermek vardır." buyurulmaktadır. Hz. Ömer (ra)'den riveyet edilmiştir: "Resûl-i Ekrem (sav) karısı Hafsa'yı boşadı, sonra yine ona rücû etti."
İmam-ı Merginani; nikâhın dünyevi ve uhrevi bir-çok maslahatlara tealluk ettiğini izah ettikten sonra: "Talak'ın mübah kılınmasının sebebi, musibetten kurtulmaya ihtiyaç olduğu içindir." hükmünü zikreder. Esasen nikâh sebebiyle ortaya çıkan dünyevi ve uhrevi maslahatlar ortadan kalkar, kadın ve erkeğin bir arada yaşaması imkânsız hale gelirse, boşama vacib olur. Eşlerin birbirlerine karşı şiddetli kin ve buğzu gibi!.. İbn-i Hüman, boşanma sebebleri arasında şu hususları zikreder: "Eşlerin birbirlerinden nefret etmesi, şiddetli geçimsizlik, cinsi acz sebebiyle vazifelerini yerine getirmemek, fuhuşla irtikap ve Allahû Teâla (cc)'nın kesin emirlerini bütün ikazlara rağmen terk etmekte ısrar!.. Dürri'l Muhtar'da: "Hatta ezâ veren veya namazı terkeden kadını boşamak müstehab olur. (Gaye). Bu şunu ifade eder ki, namaz kılmayan kadınla geçinmekte günah yoktur. İyilikle elde tutmak mümkün değilse, kadını boşamak vacip, talak (Boşama) bid'i olursa haramdır. Talakın iyiliklerinden biri de onunla kötülüklerden kurtulmaktır" hükmü kayıtlıdır. İbn-i Abidin bu metni şerhederken, şunları beyan etmektedir: "Eza veren kadın, sözünü mutlak bırakmıştır. Binaenaleyh kendine eza verenle, başkasına eza verene; diliyle eza verenle, fiiliyle eza verene de şamildir. "Veya namazı terkeden" öyle anlaşılıyor ki, namazdan başka farzları terketmek de namaz gibidir. İbn-i Mes'ud (ra)'nın "Kadının mehri boynumda borç olarak Allahû Teâla (cc)'ya kavuşmam, namaz kılmayan bir kadınla geçinmemden daha hayırlıdır" dediği rivayet olunur. "Bu, şunu ifade eder ki.." Yani, boşamanın müstehab olması, namaz kılmayan kadınla geçinmenin günah olmadığını ifade eder. Bunu Bahır sahibi söylemiş ve şöyle demiştir: "Onun için feteva kitaplarında ûlema, erkek karısını, namazı terkettiği için dövebilir demişlerdir. Fakat buna bel bağlamamışlardır. Halbuki, kadını, namazı terkettiği için dövmek hususunda iki rivayet vardır. Bunları Kadıhan zikretmiştir. "İyilikle elde tutmak mümkün değilse..." Meselâ erkek enenmiş veya aleti kesik yahut kalkınamaz olursa; yahut şekkaz veya bağlı olursa, kadını boşaması vacip olur. Şekkaz; kadınla düşüp kalkmazdan önce aleti kalkıp, sonra cim'a için kalkmayan kimsedir. Bağlıdan murad, sihirlenen kimsedir."
Feteva-ı Hindiyye'de: "Koca, karısını istediği zineti yerine getirmediği, şer'an temiz olduğu halde davetine icabet etmediği, namaz kılmadığı veya namazın şartlarını yerine getirmediği için dövebilir. Fethû'l Kadir'de de böyledir. Bir kimsenin namaz kılmayan bir karısı olursa, o kimse mehrini ödemeye gücü yetmese dahi onu boşayabilir" hükmü kayıtlıdır. Dolayısıyla kadının, bütün nasihat ve ikazlara rağmen, Allahû Teâla (cc)'nın farzlarına riayet etmemesi, meşru bir boşama sebebidir.
Meşru herhangi bir sebeb mevcud değilken boşamak mekruhtur!.. Ayrıca kadının, meşru bir sebeb yokken boşanmayı arzu etmesi de caiz değildir. Nitekim Resûl-i Ekrem (sav): "Kocasından, bir zaruret olmadan boşanmayı isteyen kadına cennet kokusu haram olur"(164) buyurmuştur. Esasen nikâh; ümmetin nüfusunun çoğalması ve nefsin ıslah edilmesi noktasından çok önemlidir. Şer'i herhangi bir özür mevcut değilken, sırf nefsani arzuları dikkate olarak boşamak "Nikâh'ın" hafife alınmasına sebeb olur. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Allahû Teâla (cc) indinde, helalin en sevimsizi talaktır" buyurduğu bilinmektedir. Boşamak, en son gündeme gelecek bir hadisedir. Ancak bazı hallerde "Vacip" olur.
TALAK'IN RÜKNÜ

Feteva-ı Hindiyye'de: "Talak'ın (Boşama'nın) rüknü; kocasının karısına hitaben "Sen boşsun" demesi veya buna benzer bir söz söylemesidir! Kafi'de de böyledir. hükmü kayıtlıdır. İslâm dini; (istisnai haller hariç) boşamada erkeğin iradesinin esas olduğunu beyan etmiştir. Ancak, nikâh akdinden sonra da erkek, karısına boşama yetkisi verebilir. Buna "Tevfiz-i Talak" denilmiştir. Bunun "Vekalet'le" de herhangi bir ilişkisi yoktur. Çünkü vekil her an azledilebileceği halde; tevfiz hakkı tıpkı temlik gibidir. Mutlak olarak verildiği takdirde erkek için vazgeçme hakkı yoktur. Her iki tarafda (Hem erkek, hem kadın) talak (boşanma) hususunda irade sahibi olur.
İmam-ı Merginani: "Akıl-Baliğ olduğu zaman her kocanın talakı (boşaması) geçerli ve sahih olur. Ancak sâbinin. mecnunun ve uyuyan kimsenin boşaması sahih değildir. Çünkü Resûl-i Ekrem (sav): "Her talak caizdir. Sadece küçük çocuğun (sabinin) ve bunamışın (mecnunun) talakı caiz değildir." buyurmuştur. Malumdur ki ehliyet: temyiz kudreti olan akıl iledir. Küçük çocuk ve mecnun (bunamış); temyiz kudreti noktasından aklı yok hükmündedir. Uyuyan kimsenin de boşama hususunda rıza ve ihtiyarından söz edemeyiz." hükmünü beyan etmektedir.
SARHOŞ İKEN BOŞAMA: Hanefi fûkahası; "Allahû Teâla (cc)'nın muhkem ayetleri ve Resûl-i Ekrem (sav)'in mütevatir sünnetleriyle haram kılınan herhangi bir müşkilatı kendi iradesiyle kullanan kimsenin boşaması (talak'ı) muteberdir." hükmünde müttefiktir. Zira Kur'an-ı Kerim'de: "Ne söylediğinizi bilinceye kadar sarhoş iken namaza yaklaşmayınız" hükmü beyan buyurulmuştur. Bu ayeti kerimede hitab sarhoşlaradır. Dolayısıyla mükellef tutulmuşlardır. Feteva-ı Hindiyye'de; "Mezhebimize göre, herhangi bir müskirat veya nebiz ile sarhoş olan kimsenin talakı (boşaması) muteber ve vaki olur. Serahsi'nin Muhıyt'inde de böyledir. Zorla veya zaruretten dolayı içki içip sarhoş olan ve o sırada karısını boşamış bulunan kimse hususunda ihtilaf edilmiştir. Sahih olan kavle göre; bu kimseye (İkrah sebebi veya zaruret dolayısıyla içtiği için) hadd tatbik edilmeyeceği gibi, talakı da vaki olmaz. Bu durumdaki tasarrufu geçerli değildir. Feteva-ı Kadıhan'da da böyledir." hükmü kayıtlıdır. Sonuç olarak; İslâm dininin haram kıldığı herhangi bir müskiratı kendi arzusuyla içip, sarhoş olan kimsenin talakı muteberdir. Sütleğen otu, bal şerbeti veya bunun gibi mübah olan bir yiyecek sebebiyle veya kendi iradesinin dışında (ikrah ve zaruret) olursa müstesnadır. Müçtehid imamlardan bir kısmı (İmam-ı Kerhi, İmam-ı Tahavi, Ahmed b. Hanbel) "Sarhoşun aklı zail olmuştur. Halbuki tasarruf ehliyeti için temyiz kudreti şarttır. Dolayısıyla sarhoşun talakı muteber olmaz" hükmünü bayan etmişlerdir. Hanefi fûkahası: "Sarhoşun aklı, haram olan müskirat sebebiyle ve kendi ihtiyarıyla ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla içki içmeyi menetmek için (talakın muteber olması) hükmen bakidir" hükmünde ittifak etmiştir. Sonuç olarak; kendi arzusuyla haram olan bir müskiratı kullanan kimse sarhoş olur ve o halde iken karısını boşarsa, bu talak (boşanma) sahihtir.
MÜKREH'İN (ZORLANAN KİMSENİN) BOŞAMASI: Hanefi fûkahası; "Akıllı ve büluğa ermiş her kocanın; isteyerek veya ikrah altında iken yaptığı her talak (boşama) muteberdir." hükmünde müttefiktir. Sahabe-i Kiram'dan bir zat, öğle uykusunda iken; karısı göğsüne binmiş ve hançerini çekerek: "Beni üç defa boşa, aksi takdirde öldürürüm" demiştir. Bu tehdit karşısında, üç defa boşamak mecburiyetinde kalmış ve daha sonra Resûl-i Ekrem (sav)'e müracaat ederek, maruz kaldığı durumu izah etmiştir. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (sav): "Boşamada öğle uykusunun hükmü yoktur" buyurarak talakın muteber olduğunu zikretmiştir. Hanefi fûkahası "İkrah rızayı kaldırsa dahi ihtiyari ortadan kaldırmaz. Zorlanan kimse iki şerrin evhenini tercih ederek irade ve ihtiyarını beyan etmiştir. Rızanın bulunmaması neticeyi değiştirmez" hükmünde ittifak halindedir. Şafii fûkahası ise, ihtiyar ile rızanın birbirinden ayrılamayacağını esas almıştır. İkrah altındaki kimse boşamaya (talaka) razı değildir. Dolayısıyla, Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Şüphesiz Allah, ümmetimden, hata, unutma ve yapmaya zorlandıkları şeyin hükmünü kaldırmıştır." hadis-i şerifi esastır. İkrah sebebiyle ortaya çıkan talakın hükmü yoktur. Hanefi fûkahası bu hadis-i şerif'in; ahiretteki hükümle ilgili olduğunu; hata, unutma ve ikrar sebebiyle yapılan amellerden, hesaba çekilmeyeceğinin bilindiğini zikretmektedir.
GAYR-İ CİDDi (ŞAKA VE OYUN İÇİN) BOŞAMA: Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Üç şey vardır ki, bunların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir. Bunlar nikâh, talak ve yemindir." buyurduğu bilinmektedir. Hem Hanefi, hem Şafii fûkahası; "Bir mükellef; şaka veya oyun (eğlence) için karısını boşamış olsa, bu muteberdir." hükmünde müttefiktir.
Dövülmek veya başına vurulmak gibi bir sebeple; temyiz kudretini kaybedpb, aklı zail olan kimsenin bu durumda iken yaptığı talak muteber değildir.
Dilsizin (Ahras, konuşamayan) talakı işaretle vaki olur. Zira bu işaretler; (Ahras için) söz yerine kaimdir. Feteva-ı Hindiyye'de: "Dilsiz (Ahras) olan kimsenin bu husustaki malûm işaretleriyle talakı (boşaması) vaki olur. Buradaki dilsizden kasıt; anadan doğma dilsiz olan veya sonradan ahras (dilsiz) olmasına rağmen, bu hali ölünceye kadar devam eden kimsedir. Dilsizin (Ahras'ın) bu konudaki işaretlerinin anlaşılması da şarttır. Muzmarat'ta da böyle zikredilmiştir. Dilsizin mektub yazmaya gücünün yetip-yetmemesi arasında fark yoktur. Fethû'l Kadir'de de böyledir. Bilinen bir işareti olmayan veya yaptığı işaretin mahiyeti hakkında şüpheye düşülen ahrasın (Dilsizin) bu işareti batıldır. Mebsut'ta da böyledir. Ahraslığı (dilsizliği) sonradan olan ve devamlı bulunmayan (Ara ara konuşabilen veya zorlamayla konuşabilen) kimsenin işaretlerine itibar olunmaz. Ahras (Dilsiz) işaretle; üçten daha az talakta bulunmuşsa, bu talak, talak-ı ric'dir. Muzmarat'ta da böyledir. Nihaye'nin sonunda Timûrtaşi'den naklen; ahraslığın (Dilsizliğin) devamlılığının takdiri, bir senedir" denilmiştir. İmam'dan gelen rivayette ise; "Sonradan ahras olan kimsenin, bu vasfı ölünceye kadar devam ederse, işareti ile talakı vaki olur." denilmiştir. Alimlerimiz, "Fetva bu son kavil üzerinedir" demişlerdir. Nehrû'l Faik'te de böyledir. Ahras (dilsiz) karısını boşadığına dair bir mektup veya yazı yazarsa, bu yazısı ile talakı (boşaması) vaki olur. Hidaye'de de böyledir" hükmü kayıtlıdır.
Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Talak erkeklerin, iddet beklemek ise kadınlarındır." buyurduğu bilinmektedir. "Tevfiz"; erkeğin kendi elindeki bir haktan (boşama hakkından) kadına temlikte bulunmasıdır. "Tevfiz" hakkı verildiği zaman; hem erkek, hem kadın talak hususunda yetkili olur. Aksi takdirde (istisnai durumlar hariç) boşama hakkı sadece ve sadece erkeğe aittir. Yeryüzündeki hiçbir güç; erkekten, bu hakkı zorla alamaz.(CAGRİWEB.COM)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Release Candidate 1 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e