ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 16-02-2008, 19:53
Profesör
Puanlar: 11,963, Derece: 71 Puanlar: 11,963, Derece: 71 Puanlar: 11,963, Derece: 71
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Yaş: 37
Mesajlar: 2,213
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 0
25 mesajı 28 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 4
akell will become famous soon enough
Standart Ali Osman Efendi

Ücretsiz Kayıt Ol

ALİ OSMAN EFENDİ

Son devir Anadolu velîlerinden. Tokat'ın Erbaa ilçesi Holay köyünde 1877 yılında doğdu. Doğduğu köyde tahsîlini tamamladıktan sonra saatçilik yapmaya başladı. Bir gün Eksel köyünde (yeni ismi Koçak) oturan Eksel şeyhi olarak bilinen Behrullah Efendinin saati bozuldu. Talebelerine tâmir edilmesini söyleyince, onlar; "Efendim, karşı Holay köyünden Ali Osman isminde birisi var ona tâmir ettirelim." dediler. Talebelerinden biri AliOsman Efendi ile Erbaa'da karşılaşınca, hocasının saatinden bahsetti. Ali Osman Efendi de Eksel köyüne gitti. Saati tâmir edip duvara astı. Behrullah Efendiye; "Tamam çalışıyor efendim." dedi. Behrullah Efendi saate bakınca çalışan saat durdu. Ali Osman Efendi tekrar yapıp duvara astı. Behrullah Efendi saate bakınca, saat yine durdu. Ali Efendi hayretler içinde tekrar yaptı. Yine Behrullah Efendi saate bakınca, saat durdu. O zaman Ali Osman Efendi kendi kendine; "Bu zât evliyâ bir zâttır. Şu an kalbimin saatini tâmir edecek kalp ustasının huzûrundayım." dedi ve Behrullah Efendiye talebe oldu. Arapça, Farsça ve kalp ilimleri de dâhil bütün ilimleri Behrullah Efendiden öğrendi. Behrullah Efendi vefâtına yakın; "Bende ne varsa Ali Osman Efendi aldı götürdü. Bende bir şey bırakmadı." buyurdu.

Ali Osman Efendi insanlara doğru yolu anlatmak için köy köy dolaşırdı. İnsanlara doğru yolu anlatırken çok yumuşak, hattâ arada nükte yapardı. Siyâset ve devlet işlerine hiç karışmazdı. Sohbetinin ağırlığı, güzel ahlâk üzerine olurdu. Güzel ahlâkın bulunmaz bir hazîne olduğunu anlatırdı. Fakat bâzılarının gözü hep altında olduğundan bir gün onlara dönüp; "Altının kulpu burası, çok altın var diye bir yeri işâret etti. Bunu duyan altın düşkünleri sabaha kadar orayı kazdılar. Fakat hiçbir şey bulamadılar. Elleri boş Ali Osman Efendinin köyüne döndüler. Kimseye de hiçbir şey anlatmadılar. Ertesi gün onları gören Ali Osman Efendi; "Oğlum işâret ederler ama, düşkünlerine vermezler." dedi.

Yine bir gün talebeleri ile Ladik'e ders vermek için gidiyordu. Talebelerinden birinin kalbine vesvese gelip hocası için; "Bu da insan biz de insanız." gibi bir düşünce geldi. Yolları bir ormandan geçiyordu. Bu sırada bir kurt, Ali Osman Efendinin önüne gelip iki ön ayaklarını havaya kaldırıp, arka iki ayağı üzerine durunca; "Dağ ve taşlardaki hayvanlar inandı da bâzıları hâlâ anlıyamadı." buyurdu. O talebe düşüncesinden dolayı hemen tövbe etti.

Dînî vecîbeleri yerine getirmenin yasak olduğu dönemde Ali Osman Efendi, Gümüşçakır köyünde sohbet ederken jandarmalar köyü bastı. Ali Osman Efendi tutuklanarak önce Vezirköprü daha sonra da Samsun cezâevine gönderildi. Ali Osman Efendi Samsun'da bir hücreye kondu. Hücrede namaz kıldığını gördüklerinde, kılmaması için su vermediler. Bir süre sonra su olmamasına rağmen, yine onu namaz kılarken gördüler. Mahkeme esnâsında savcı, Ali Osman Efendiye akla gelmedik hakâretlerde bulundu. Duruşmada Ali Efendi sâdece; "Savcı bey biz insanlara namaz kılın, âhirete hazırlanın dedik. Söylediklerimizin hepsi bu kadar." dedi. Ertesi gün savcı kalp krizinden öldü. Bir süre sonra mahkeme, Ali Osman Efendiyi serbest bıraktı.

Ali Osman Efendi tütün kullanırdı. Huzûruna gelen bir fakir dilenci onun tütün yaktığını görünce; "Siz sigara içiyor muydunuz?" diye sordu. Cevâben; "Biz içmiyoruz yakıyoruz." buyurdu. O fakir; "Peygamber efendimiz hiç içmedi, sen niye içiyorsun?" diye sorduğunda, AliOsman Efendi kızmadan; "Peygamber efendimiz sırtında heybe, senin gibi dolaştı mı?" deyince, adam söyleyecek bir şey bulamadı.

Ali Osman Efendi, Erbaa zelzelesi olmadan önce atına binip, Erbaa'dan ayrıldı. O sırada herkesin Deli Mehmed diye bildiği bir meczub arkasından; "Tutun, yakalayın! Erbaa zelzelesini mühürledi gidiyor!" diye bağırdı. Deli diye kimse bu meczûbun sözlerini dikkate almadı. Bir süre sonra Erbaa'da çok büyük zelzele oldu. Bu zelzelede Ali Osman Efendinin 14 yaşındaki bir kızı da hayatını kaybetti. Zelzeleden sonra Erbaa'ya dönen Ali Osman Efendiye kızının vefât ettiği söylenince;

"Daha büyük belâ gelmemesi için evladımızı kurban verdik. Halk, Deli Mehmed'in sözlerine deli zannettikleri için inanmadılar." buyurdu.

Talebelerine sık sık şu nasîhatı yapardı: "Hiç kimse ile münâkaşa etmeyiniz. Söz dinleyiniz. Kim söz dinlerse, o benim öz oğlumdur. Birbirinizi sevin, beni sevmiş olursunuz. Aranızda dargınlık olmasın."

Ali Osman Efendi birgün dergâhında namaz kılıyordu. Oğlu İbrâhim babasının yanına girmek istedi. Babasının namaz kıldığını görünce, içeri girmedi. Birkaç kere baktığında babasını tehiyyatta oturur gördü. Sonra dayanamayarak içeri girdi. Babasının vefât ettiğini anladı. O esnâda kapıda bulunan köpek koşarak uzaklaştı. Talebelerinin bulunduğu bütün köyleri dolaştı. Hepsi bunda bir iş var diyerek dergâha geldiler ve cenâze namazını kılıp Holay köyü kabristanlığına defn ettiler.

1942 senesinde vefât eden Ali Osman Efendi, 63 yaşında idi. Kabri ziyâret mahallidir.

SOHBETİN BEREKETİ

Ali Osman Efendi, hocasının vefâtından sonra insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlatmaya başladı. Bir kış mevsimi Ali Osman Efendi talebesi Veysel Hâfız ile bir yere giderlerken namaz vakti daralır. Ali Osman Efendi talebesine; "Buralarda tanıdık bir köy yok mu?" diye sorunca, Veysel Efendi; "Tanıdık var ama îtikâdları bozuktur." dedi. Ali Osman Efendi olsun deyip köye gittiler. Veysel Hâfız tanıdığı birisinin kapısını çaldı. O zât bunları görünce, odada kim varsa herkesi dışarı çıkardı. Ali Osman Efendi, talebesi ile namaz kıldıktan sonra, sohbete başladı. Sohbete köyden herkes geldi ve sabaha kadar devâm etti. Sohbetin netîcesinde bu köyün halkı bozuk olan îtikâtlarına tövbe edip Ehl-i sünnet îtikâdını kabûl ettiler.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Özgürlüğe Destek Çığ Gibi: İşte Özgürlüğe İmza Atan Akademisyenler admin İslamda Tesettür 3 26-11-2008 02:24
Islam Büyüklerinden özlü Sözler essien Allah Dostlarından Nasihatlar 0 28-03-2008 21:50
Abdülehad Nûrî ahmedgenç 34 - İstanbul 0 16-02-2008 19:41
Osman Fadlı Efendi akell 34 - İstanbul 0 16-02-2008 19:20
Sadık Ali Efendi akell 21 - Diyarbakır 0 09-02-2008 19:16


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Release Candidate 1 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri