ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 03-02-2008, 12:44
Gülaşığı - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Normal Üye
Puanlar: 877, Derece: 15 Puanlar: 877, Derece: 15 Puanlar: 877, Derece: 15
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Yaş: 31
Mesajlar: 51
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 2
7 mesajı 16 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 2
Gülaşığı will become famous soon enough
Smile selamlaşmanın anlamı nedir

Ücretsiz Kayıt Ol

1) Hz. Adem'in Meleklere Selam Vermesi: Hz. Adem, ilk yaratılan insan olması sebebiyle başka bir insanla selamlaşması mümkün değildir. Bu bakımdan ilk selamlaşması meleklerle olmuştur. Buna işaret eden hadis şöyledir: "Cenabı Hak Adem'i yarattığı zaman; Git şu oturan meleklere selam ver, selamını nasıl karşılayacaklarını dinle. Zira onların karşılığı senin ve evladının selamı olacaktır." buyurdu. Bunun üzerine, Hz. Adem, ‘es-Selamü aleyküm' dedi. Melekler de ‘es-Selamü aleyke ve rahmetullah' diye mukabelede bulundular..."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Hadiste geçen "senin ve evladının selamı olacaktır" ifadesinden anlaşılacağı gibi selamın Hz. Adem zamanından İslamiyet'e kadar gelen ilahî dinlerde de mevcut olduğuna bir işarettir.
Cebrail'in Hz. Ayşe'ye selam verdiğini Hz. Ayşe'nin de iade ettiğini şu rivayetten öğrenmekteyiz: Rasûlullah Ayşe'ye: "Cibril seni selamlıyor, dedi. Ayşe: Ve aleyhisselam ve rahmuteullah." dedi.[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Hadislerden anlaşılacağı üzere selam insanlarla melekler arasında manevi bir rabıta kuran, aynı zamanda bu varlıkların insanlara dua etmelerine vesile olan mühim bir unsurdur.
2) Selamın Yayılması ve İnsanî Münasebetlerde Oynadığı Rol:
Selam Müslümanlar arasında birleşip kaynaşmanın, sevgi ve saygının elde edilmesinde en başta gelen unsurlardan biridir. Müslümanlar'ın tanışmaları ve kendilerini başka din mensuplarından ayırmaları selam sayesinde olur. Selam nefsi tevâzua alıştırdığı gibi, Müslümanlar'ın birbirleriyle küsüp alakayı kesmeyi ve ara bozmayı ortadan kaldırır. İnsan verdiği selamı hiçbir maddî menfaat gözetmeden, Allah için vermelidir. Onu yalnız eşine ve dostuna değil, gördüğü her Müslüman'a vermelidir. Aksi takdirde belirli sınırlar çizenler ve bu sınırlar dışında mütalaa ettiği insanlara selam vermekten imtina eden kimseler İslamî prensiplere aykırı hareket etmiş olur. Çünkü Hz. Peygamber selamın yayılmasında sınırlar koymamış ve her Müslüman'a verilmesini istemiş, bunun için çeşitli vesilelerle selamın yayılmasını emretmiştir. Umâme'den rivayet edilen hadisten bunu anlamaktayız: "Nebimiz bize selamı ifşâ etmemizi emretti." denilmiştir.[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Müslüman bilmelidir ki selam lafzı Allah'ın isimlerinden birisidir. Bu hususu teyid eden İbn Mesud'dan nakledilen hadistir "Selam Allah'ın isimlerinden bir ismidir. Allah onu yeryüzüne vazetti, aranızda yayınız."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ] Öyleyse bir Müslüman'ın selam vermekten imtina etmesi Allah'ın ismini zikretmekten kaçınmış manasına gelecektir.
Selam, Müslümanlar'ın birbirini Allah için sevmelerine sebep olan bir faktör olduğuna göre, bu faktör zayıfladığı zaman Allah için olan sevgi azalır, yerini menfaate, çeşitli gaye ve sebeplere dayanan sevgi alır. Menfaatler yok olduğu zaman sevgi ortadan kalkar, yerini kin ve düşmanlığa bırakır. Hz. Peygamber insanın birbirini gerçekten nasıl sevebileceğini şöyle belirtmiştir: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Size bir şey göstereyim mi, onu yaptığınız takdirde birbirinizi seversiniz. Aranızda selamı ifşâ ediniz."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Selamda esas olan tanınan ve tanınmayan herkese verilmesidir. Yalnız tanıdık kimselere verilirse, selamla elde edilmek istenen gayeye varılamaz. Bu husus hadiste şöyle beyan edilmiştir: "...Birisi yâ Rasûlullah İslâm'ın hangi ibadeti hayırlıdır?diye sordu. Rasûlullah: ‘Aça yemek yedirmen ve bildiğine, bilmediğine selam vermendir', diye cevap verdi."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Selamı az veren, vermekten çekinen veya çeşitli düşüncelerle imtina eden kimse, selamın ruhunu, gayesini anlamamış demektir. Bunun için Hz. Peygamber selamı az vereni insanların en cimrisi olarak tavsif etmiş ve şöyle demiştir: "...insanların en cimrisi selamda cimrilik yapandır."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ] Hatta selamı yaymayan insanın imanının tamam olamayacağı da şu hadisle belirtilmiştir: "Üç şeyi her kim bir araya getirebilirse imânı da tamam toplamış olur. Nefsine karşı olsa da insafı elden bırakmamak, herkese selamı yaymak, fakir iken de infak etmek."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Selamın yayılmasını teşvik eden hususlardan birisi de küs olan kimselerden ilk önce selam verenin hayırlı olacağının hadiste işaret edilmiştir: "Bir Müslüman için kardeşini üç günden fazla terk etmesi (küsmesi) helâl değildir. İkisi karşılaştıkları zaman birisi bir tarafa, diğeri başta tarafa döner, bunlardan hayırlısı selama ilk başlayandır."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Selamı yaymak isteyen kimse selamın faziletinden ve sevabından istifade etmesini bilmelidir. İstifade yolu hadiste şöyle açıklanmıştır: "Bir adam Hz. Peygamber'e gelip ‘es-Selamü aleyküm' dedi. Hz. Peygamber aynı şekilde mukabelede bulundu ve selam veren oturdu. Bunun üzerine Peygamber 'on sevap kazandı' buyurdu. Sonra başkası gelip 'es-Selamü aleyküm ve rahmetullah' dedi. Hz. Peygamber de aynı şekilde cevap verince selam veren oturdu ve Peygamber 'Yirmi sevap kazandı' buyurdu. Sonra bir adam gelerek 'es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühu' dedi. Peygamber yine aynı şekilde cevap verince, selam veren oturdu. Rasûlullah 'Otuz sevap kazandı' dedi."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Sahabe selamın faziletini ve sevabını çok iyi bildiği için, selam vermek üzere çarşı ve pazara çıkardı. Kalabalık bir yerde çok kimseyle karşılaşacaklarından dolayı, bu onlar için büyük bir fırsat olurdu.
3) Evlere Girerken Selam Verilmesi: Bir kimse kendi evine yani ailesinin yanınagirdiği zaman selam vermelidir. Anne ve babasına selam vermemelidir şeklindeki kanaat yanlıştır. Şahıs kendi evinden başka birinin evine girdiği zaman, ev meskun olsun veya olmasın, selam vermelidir. Meskun eve girildiği veya çıkıldığı vakit, her iki halde de selam verileceği meskun olmayan eve girildiği vakit nasıl selam verileceği, Mücâhid ve Katâde'den gelen rivayette işaret edilmiştir: "Eve girdiğin zaman, evde kimse yoksa, ‘es-Selâmü aleynâ ve alâ ibâdillahissâlihin', de. Zira melekler selamı sana iade eder."
Selam vermeden eve giren kimseyi Hz. Peygamber ikaz etmiştir. Gerçek manada iman eden kimselerin başkasının evine izinsiz ve selamsız giremeyeceğini "Ey iman edenler ! Kendi ev ve odalarınızdan başka evlere sahipleriyle alışkanlık temin edip izin almadan ve selam vermeden girmeyin."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ] ayeti hülâsa eder.
4) Hz. Peygamberin Çocuklarla Selamlaşması: Hz. Peygamber çocuklarla selamlaşırdı. Bu suretle çocuklarla münasebet kurar ve onları okşar severdi. Bir gün Hz. Peygamber Ensarlılar'ı ziyaret ediyordu, Ensarlı çocuklar Peygamberin etrafını çevirdiler. Peygamber onların başını okşadı ve selam verdi. Burada belirtilmesi gereken nokta çocukların selamı iade edip etmeyecekleridir. Eğer çocuklar akıl baliğ değillerse selamı iade etmek mecburiyetinde değillerdir. Yalnız bir çocuk akil baliğ olan kimseye selam verirse, o kimse çocuğun selamını iade etmesi gerekir.
Hz. Peygamberin çocuklara selam verdiğine dair birkaç rivayeti burada nakledelim: "Enes bir kere çocukların yanına uğramış ve onlara selam verip, Nebi çocuklara böyle selam verirdi, demiştir", "Ben Rasûlullah'la birlikte idim. Çocukların yanına uğradı ve onlara selam verdi." İçinde çocuklar bulunan bir topluluğa selam verildiğinde reşid olmayanların mukabele etmeleriyle topluluk reddi selam etmiş sayılmaz. Çocuklar erginlik çağına geldikleri zaman başkasının evine izinsiz ve selamsız giremeyecekleri öğretilmelidir. Bu İslâmî adabın esaslarından biridir. Allah-u Teâlâ bu hususta şöyle buyurmuştur: "Sizden olan çocuklarda, buluğa erdiklerinde kendilerinden önceki ağabeylerinin izin isteyişleri gibi izin istesinler."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
5) Ölülere Selam Verilmesi: Ölen insanlarla, münasebetin kesilmemesinde yine selamın rol oynamasının, konunun ehemmiyetini ortaya koyar.
Hz. Peygamber kabristana uğradığı zaman selam verdiğine dair İbn Abbas'tan rivayet edilen hadis işaret etmektedir: " Rasûlullah Medine kabirlerine uğradı ve onlara yüzünü dönerek: ‘es-Selamü aleyküm ey ehli kubur, Allah bizi ve sizi affetsin, siz bizim selefimizsiniz ve biz de sizin takipçileriz.'dedi."
6) Hz. Peygamber'e Salâtü Selam Getirilmesi: Müslümanlar arasında selamlaşma nasıl bir vecibe ise, bütün kâinatın Peygamberine salâtü selam getirmek de daha büyük bir vecibedir.
Hz. Peygamber'e salâtü selam getirmenin icâbettiğine şu âyeti kerime işaret eder: "Gerçekten Allah ve melekleri Peygamber'e salat ederler. Ey iman edenler! Sizde Ona salat edin ve gönülden teslim olun."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ] Kendisine salâtü selam getirilmesini ve bunun kendisine ulaşacağı hadiste belirtilmiştir: "Evlerinizi kabir ve kabrimi bayram yeri yapmayınız, bana salâtü selam getiriniz. Zira sizin salâtü selamınız nerede olursanız olunuz bana ulaşır."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Hz. Peygamber'e selam getirmenin üç anlamı vardır:
a) (Bütün afetlerden) selamet senin için olsun. Selamet senden ayrılmasın.
b) "Selam" kelimesi muvafakat, boyun eğme manasına gelir. Nitekim âyet-i kerime bu manayı açıklamaktadır: " Rabbin hakkı için, onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp sonra verdiğin hükümde nefisleri hiçbir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe, iman etmiş olmazlar."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
c) "Selam" kelimesi korumak, himayede bulundurmak, her türlü işine kefil olmak anlamına gelir. Bu anlamda olan "selam" kelimesi Allah'ın ismi olur. Hz. Peygamber'e salâtü selam getirmek bir vecibe olduğuna göre, bu vazifeyi yerine getirmek için, nerelerde salâtü selam getirilmesinin bilinmesi gereklidir. Bu yerleri genel olarak şu noktalarda toplayabiliriz: 1) Rasûlullah zikredildiğinde, 2) İsmi işitildiğinde, 3) İsmi yazıldığında, 4) Ezan ve kamet anında, 5) Mescide girerken, 6) Cenaze namazında, 7) Namazda oturuşlardaki teşehhüdden sonra, vs....
Bu ve buna benzer yerlerde Rasûlullah'ın ismi anıldığında salâtü selam getirmeyen kimsenin durumu söyle belirtilmiştir: "Yanında anıldığım zaman bana salâtü selam getirmeyen cimri kimsedir." "Yanında anıldığımda bana salâtü selam getirmeyen adamın burnu (yerde) sürünsün...."[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
VPS nedir ? admin Web Hosting 1 25-08-2008 14:52
Ekler delecroit Türkçe 0 30-05-2008 15:32
sporda sakatlanma nedir ne değildir? essien Sağlık ve Yaşam 3 04-05-2008 19:25
İlah Nedir? dahuk Dini Kavramlar 0 25-03-2008 22:37
Müslüman Çocuklara Dini Sorular gokce Çocuklar İçin Özel 2 01-03-2008 20:11


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Release Candidate 1 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri