Peygamberimizin Yemek Yeme Adabı Allah(c.c.), insanı adeta bütün varlıkların merkezine yerleştirmiş. canlı ve cansız her seyi onun etrafında pervane etmiş. İnsanlık aleminin merkezine de rızkı koymuş. Bu temel ölçüyle, yeme içme adabının ana hatları ortaya çıkar. O da, istifade edeceğimiz bir nimeti, elimize aldığımız bir rızkı Allah'ın (c.c.) adıyla yemeye başlamak; nimete saygılı olmak, taşıdığı sanat incelikleri üzerinde tefekkür, yedikten sonra da Allah'a hamd etmektir. İkinci önemli adabı, yeyip içtiklerimizin helalden olmasıdır. Bu da hem dinen kullanımı yasak olmaması, hem de hakkımız olmasına bağlıdır. İslami usullerle kesilmemiş hayvan eti, domuz ve diğer yenmeyen canlılardan beslenmek ve şarap içmek yasak olanlara örnektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), günde iki kere yemek yerdi. Az yemeyi tavsiye ederdi. Haram olan yiyecek ve içecekler hariç, diğer yiyecekleri yerdi. Sadece et veya sadece sebze yemek gibi tek yönlü beslenmezdi. Bazı yemekleri daha cok sevse de, hicbir yemek için "sevmiyorum" ifadesini kullanmazdi. [Yani:çoğumuzun bazı yemekler için dediğini demezdi] Yemek davetlerine katılırdı.[Yani:davetlere icabet eder,bizler gibi mazeret beyan etmezdi.] Yemeğe başlamadan önce ve yemekten sonra ellerini yıkardı.[Yani:bizler gibi ellerinin her zaman temiz olduğunu düsünmezdi] Besmele ile başlar, uygun ve kısa bir dua ile bitirirdi.Sağ eliyle yerdi. Sol eliyle yiyenleri ikaz ederdi. Ortaya konulmuş yemeğin, kendi önüne gelen kısmından yerdi. Yemek yerken sağa, sola dayanmaz, yaslanarak yenilmemesini tavsiye ederdi. Yüzü koyun uzanarak yemek yemeyi yasaklardı. Yemeğin israf edilmesini menederdi.[Yani:bizler gibi yemeğin dibini asla bırakmaz,tam aksine ekmekle sünnetler, ekmek kırintılarını toplar ve parmaklarinı bile yalardı.] Soğan, sarımsak gibi kokusu başkalarını rahatsız eden yiyecekleri yedikten sonra toplum içine girmeyi hoş karşılamazdı. Yemeğe ve suya üflemeyi yasaklardı. Yemeğin çok sıcak yenmemesi gerektiğini söylerdi. Yemek ve su kaplarının ağzını kapatmayı tavsiye ederdi. Aile fertlerinin yemeği bir arada yemelerini tavsiye eder ve beraber yenen yemeğin bereketli olduğunu belirtirdi. Aşırıya kaçmadan konuşup sohbet ederdi. Bu ve benzeri sünnetlerinden hareketle yeme içme adab şöylece sayılmıştır: 1. Yemekten evvel ve sonra elini yıkamak, 2. Yemeği kendi önünden almak, 3. Sağ eliyle ve oturarak yemek, 4. Lokmayı ağza göre almak ve iyice ciğnedikten sonra yutmak, 5. Lokmayı yutmadıkça ikinci lokmaya el uzatmamak ağzında lokma ile konuşmamak, 6. Suyu içmeden evvel bardağa bakmak, 7. Suyu bir solukta çcmemek, 8. Bardağın içine nefes vermemek, 9. Başkalarını tiksindirecek söz ve hareketten kaçınmak, 10. Baskasının lokmasına ve yediğine bakmamak, 11. Lokmayı ağzına koyarken kafasını tabağa doğru uzatmamak, 12. Yemekte israf etmemek, lokmasını ve aldığı yemeği bitirmek, 13. Ağzından bir şey çıkarmak gerektiğinde yüzünü sofradan çevirmek ve sol eli ile almak, 14. Dişleriyle koparmış olduğu lokmayı yemeğe batırmamak. 15. Helalinden, temiz yemek ve Allah'a şükretmek, 16. Sofra sahibiyse, utanmamaları için herkes yeyip bitirmedikçe sofradan el çekmemek ve kalkmamak (az yiyen biriyse ağır yemeli ve yer gibi davranmalı), 17. Önce yaşca veya mevkîce büyük olanın başlaması, 18. Mecbur kalmadıkça sokaklarda yemek yememek. |