ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 30-03-2008, 13:05
essien - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Moderator
Puanlar: 6,315, Derece: 51 Puanlar: 6,315, Derece: 51 Puanlar: 6,315, Derece: 51
Aktivite: 10% Aktivite: 10% Aktivite: 10%
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 1,128
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 43
65 mesajı 94 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 4
essien is a jewel in the roughessien is a jewel in the roughessien is a jewel in the rough
Standart çanakkale ve akif nasıl unutturuldu

Ücretsiz Kayıt Ol

Çanakkale zaferi ilk kez 1934'te kutlandı. Millî şairimiz M. Âkif Ersoy, ebediyete intikalinden 40 yıl sonra, ilk defa devlet eliyle anıldı. Peki, Çanakkale ve Âkif'i kim niye unutturdu?


[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]

Zaman gazetesi yazarı Mustafa Armağan, tarihimizle ilgili toplumun önemli bir yanılgısına dikkat çekerken, yıllarca 'tarihin kimsesizler mezarlığı'nda bekleyen Çanakkale ve Akif'i hatırlattı.
Çanakkale ve Akif nasıl unutturuldu?

MUSTAFA ARMAĞAN
İnsan hafızası boşluk kabul etmez. Geçmişindeki bütün kayıtları, bugünü veri alarak sürekli yeniden gözden geçirir, tekrar hizaya sokar, kimisini eler, kimisini de öne çıkarır. Toplumların hatırlama mekanizmaları da biraz buna benzer. Toplumlar da başlarından geçmiş olayları içinde yaşadıkları günün “dikiz aynası”nda belirdiği kadarıyla hatırlarlar, yoksa kimsesizler mezarlığına defnederler.

Bugün 18 Mart’ı hatırlayan vardır da, 16 Mart’ı hatırlayan, anan var mıdır? İyi ama 16 Mart İstanbul’un işgal günüdür ve o gün İngilizler Şehzadebaşı Karakolu’nu basarak masum askerlerimizi hunharca şehit etmişlerdir. Tarihimizin bu hakikaten acı günü, 1960’lara kadar özellikle İstanbul’da anılır, 16 Mart şehitlerini yeni nesillerin unutmaması için adeta çırpınılırdı. Ne yazık ki, unutulup gittiler. Allah’tan ki, 18 Mart genel olarak “Şehitleri Anma Günü” ilan edildi de, unutulan kim varsa o gün hatırlayabiliyoruz.

Sonra şu var: Biz son yıllarda yapılan yoğun etkinlikler, programlar ve yayınlar sayesinde zannediyoruz ki, 18 Mart 1915’ten itibaren Çanakkale zaferine sahip çıkılmış, gençliğe atalarının bu vatan uğruna katlandıkları fedakârlıklar olanca görkemiyle anlatılmış ve aktarılmıştır.

Bu kanaatteyseniz fena halde yanıldığınızı söylemek zorundayım. Zira Çanakkale, Enver Paşa’nın -ne yalan söylemeli, biraz da cephelerden gelen yenilgi haberlerinin üstünü kapatmak için- Çanakkale’yi yeniden gündeme getirme gayretlerinden sonra uzun bir unutulmuşluk devresine girildi. Atatürk, bilinen ilk resmi Çanakkale ziyareti sırasında (1928) bir şehitlik yapılması emrini vermiştir. Ancak bu “emir” de, bürokrasinin örümcek ağına takılmış, yıllar yılı savsaklanmıştır.

Cumhurbaşkanı sıfatıyla Atatürk’ün Çanakkale Savaşı hakkındaki bilinen ilk resmi demeci, 1934 yılına rastlar. Bu konuşma da, aynı yıl, Anzakların Çanakkale’yi ziyaretinin hemen ardından yapılmıştır ve ilginçtir, Anzakları kucaklayan bir mesajdır. Törenlerde okuması için dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya verilen bu metni hatırlayalım mı?:

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim de evlatlarımız olmuşlardır.”

30 Nisan 1934’te Avustralya’da çıkan “Melbourne” gazetesinde yayınlanan yazılı açıklaması ise şöyledir: “Gelibolu Yarımadası’na yapılan çıkarma hareketi ve muharebeler, burada kanlarını dökenlerin kahramanlığını bütün dünyaya kanıtlamıştır. Bu savaşa katılan milletler için bu savaşın sebep olduğu kayıplar ne kadar yürekler acısıdır.”

İşte Çanakkale zaferi ilk kez o yıl bildiğimize yakın bir şekilde kutlanmıştır. Daha önce de bazı törenler yapılmaktaydı elbette ama bunlar genellikle resmi zevatın katıldığı ve kuru nutuklarla geçiştirilen ruhsuz törenlerdi. O kadar kuruydu ki, yetkililer lüks bir vapurun yumuşak koltuklarına kurulur, Çanakkale önlerinde demirleyen vapurun içinde, karaya adımlarını atmaksızın gazetecilere demeçler verir ve sonra kaptana ‘Çek evladım İstanbul’a’ diyerek geriye dönerlerdi. Tabii basın da bu açıklamayı kısa ve kuru bir haber şeklinde mütevazı bir köşecikte aktarırdı. O kadar.

Düşünün, Çanakkale şehitlerine bir anıt inşası için ciddi bir adım atılması bile Menderes dönemine rastlar. 1933’te Nihal Atsız, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar ve Tevfik İleri gibi milliyetçi gençlerin gayretleriyle başlayan ve tam 9 gün süren sivil Çanakkale gezisi, basın tarafından rahatsızlık verici bir ‘olay’ haline getirilmişti. Hatta gençlerin aralarında para toplamak suretiyle bir Çanakkale şehitleri anıtı yapılması girişiminde bulunmaları karşısında zamanın CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Bu işin sonu kötü olur” tehdidinde bulunmuştur.

Neden acaba?

Anladınız tabii, o zamanlar Çanakkale henüz İngiliz birlikleri Çanakkale’de bulunuyordu ve İngilizlerin bulunduğu bölgeler tel örgüyle çevriliydi. İzinsiz içeriye girilemezdi. Bu durum, 1936’da imzalanan Montrö Antlaşması’na kadar devam etti ve Türk askeri ilk defa Çanakkale Boğazı’na o yılın Temmuz ayında girebildi.

Peki İngiliz işgali altında bulunan savaş bölgesinde bir şehitler anıtı yapımı kimi kızdırırdı öncelikle? İngilizleri tabii ki. Sonradan Başbakanlık koltuğuna da oturacak olan Recep Peker de İngilizleri kızdırmak istemiyordu. Ağzından çıkan “Bu işin sonu kötü olur” sözünün asıl anlamı, “Türkiye’nin başını belaya sokacaksınız çocuklar” değil midir?

Sade Çanakkale’ye mi yönelikti unutkanlığımız? Ne gezer! Keşke öyle olsaydı.

Bildiğiniz gibi bu yıl hükümet, İstiklal Marşı’nın kabul ediliş tarihi olan 12 Mart’ı aynı zamanda kanunla “Akif günü” ilan etti. Lakin bu bizi yanıltmasın: Mehmed Akif resmi unutkanlıktan nasibini, 40’ı çıkana(!) kadar fazlasıyla tatmıştı, yani Akif, günümüzden 30 küsur yıl önceye kadar ölüm yıldönümlerinde resmen hatırlanmaz ve anılmazdı. Halk sahip çıkıyor, devlet unutuyordu. İlginçtir, sonunda halkın dediği oldu.

İşte Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan, yani resmi bir yayın olan “Millî Kültür” dergisinden bir haber (Sayı: 2, Şubat 1977, s. 80.):

“İstiklal Marşı’mızın yazarı, millî şair Mehmed Âkif Ersoy, ebediyete intikalinden 40 yıl sonra, ilk defa devlet eliyle anıldı. (…) Rıfkı Danışman, milli şairimize devletin de kadir-şinaslığını belgeleyen ilk Kültür Bakanı oluyordu.”

Belirtelim ki, Mehmed Akif’in bu ilk resmi anılışı, 29 Aralık 1976 gününe rastlar.

Şaşırdınız, biliyorum ama tarihin ambarı, doğru sandığımız izlenimlerle ve hafızamızın bugünü geçmişe de yayma ve yansıtma arzusundan, daha doğrusu alışkanlığından doğan çuval çuval yanılsamalarla doludur.
[Sadece Kayıtlı ve E-Posta Doğrulaması Yapmış Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Zaman
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Peygamberin takdiri ahmet yasin TASAVVUF ÂLEMİ 0 15-04-2008 12:58
Kazandığı Savaşlar Çanakkale Savaşı ahmet yasin Yaptığı Savaşlar 0 20-03-2008 15:59


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Release Candidate 1 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri