ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 27-06-2008, 22:06
gizemsavaş - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Moderator
Puanlar: 3,128, Derece: 34 Puanlar: 3,128, Derece: 34 Puanlar: 3,128, Derece: 34
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 19
Mesajlar: 695
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 0
8 mesajı 10 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 2
gizemsavaş is on a distinguished road
Post Gül Yüzlü Yâr

Gül Yüzlü Yâr Gül olmasaydı, alemler yaratılmazdı... Rahmet yüklü hidâyet bulutları, Âdemoğlunun yüreğinde karar kılmazdı... Allah (c.c.), hakkıyla anılmaz; Kur’ân, gerçek mânâsıyla anlaşılmazdı… Hilâl’in ışığı yanmaz, zifirî karanlıklar aydınlanmaz, gurûbu olmayan şafaklar ufka dayanmaz ve insanlık İslâm şerefiyle bahtiyâr olmazdı...
Gül” olmasaydı,
Hira Dağı Cebel-i Nûr olurken, gecelere bürünmüş Mekke semâları uyanmazdı gül yüzlü bir sabaha… Serâ da, süreyyâ da âyet âyet dokunan yeni bir diriliş muştusuyla tekbir almazdı bir daha… İnsanlar, semâvî sevdâlarla serfirâz olmak, vâhyin emsâlsiz güzelliklerinden feyz almak için yol bulamazdı en kutlu felâhâ… Medine’den yayılan İlâhî dâvet, bütün dünyayı kuşatmazdı… Aşkın mi’râcına çıkan gönüller, aklın verâsına ulaşıp secdekâr olmazdı…
Gül” olmasaydı,
Müjdeleyici”, “davetçi”, “şahitveuyarıcı” olarak gönderilen Hâkikât Güneşi (s.a.v.) ufkumuza doğmazdı… Dînin, duânın ve ibâdetin nûru sînelerimize sağanak sağanak yağmazdı… Kâinata dar gelen Rabb-i Rahîm’in aşkı yumruk kadar bir kalbe sığmazdı… Yürekler “Allah” nidasıyla dalgalanmaz, diller her nefeste şükrederek Hakk’ı anmaz, gönüller Muhabbetullah aşkıyla alev alev yanmazdı... Ve insanlık, sevginin bütün kapıları açtığından hiçbir zaman haberdâr olmazdı...
Gül” olmasaydı,
O’nu gören gözler “Sahâbî” sayılmaz, “Ashâbım gökteki yıldızlar gibidir” hadîsi duyulmaz, Hz. Ebûbekir (r.a.) “Sıddîk” unvânını almaz, Hattab oğlu Ömer (r.a.) adâlet timsâli “Ömerü’l-Fâruk” hâline gelmez, Hz. Osman (r.a.) “Zinnûreyn” diye çağrılmaz ve “İlmin kapısı” Hz. Ali(r.a.)’nin kılıcı da “Zülfikâr” olmazdı...
Gül” olmasaydı,
Hayra davet eden” sonçağrıyı işitemez, “Çöle İnen Nûr”un hâlesi olmaya gidemezdik... Sevdâ yaylasından Mevlâ’ya ulaşan yolun bidâyetinin de, nihâyetinin de O’nun “İz”inden geçtiğini idrâk edemezdik… İç âlemimizde çözülmeyi bekleyen binlerce buzulun, kalbimizi neden mesken tuttuğunun ve nasıl çözüleceğinin sırlarını asla çözemezdik… Yüreğimizdeki kin ve nefret dağlarını hâk ile yeksan etmeyi, nefsanî arzuları dizginlemeyi, kalbimizi işgal eden buzulları îman ateşiyle eritmeyi “Gül” olmadan katiyyen öğrenemezdik… Kalplere ‘Gül Cemresi’ düşmeden dünyamıza bahar gelmez ve cennet-âsâ baharların getirdiği yemyeşil bir sevdânın nûru yüreğimizi gönül hâline getirmezdi… O’nun kâinata can veren muhabbeti olmasaydı; gözyaşlarında dalgalanan rahmet ummanları gönül sahillerimize vurmaz, duâlar kıyâma durmaz, seher vakti âşıkların “Hû, Hû”lara karışan “Âmin”leri duyulmaz ve yürekler İlâhî aşka giriftâr olmazdı…
Gül” olmasaydı,
Güzel Ahlâk” tamamlanmazdı... Beşeriyet, insanlığın kemâl ufkunu tanımazdı... Risâletin numune-i imtisâli olan Son Hidâyet Sancağı (s.a.v.) gönül gönderinde dalgalanmazdı... İnsanlar; Kelime-i Şahâdetin, Hakk’ı zikretmenin, ameli sâlihin, tatlı sözün, güler yüzün, yumuşak huyun, muhabbetin, meşveretin, sohbetin, affetmenin, eman vermenin gerçek anlamını hiçbir zaman anlayamazdı... İyiliği emretmenin, kötülükten menetmenin, kötülüğe iyilikle mukabelenin hâlet ve hasletini hiç kimse öğrenemezdi… İnsanlık; edep ve iffetin, hayâ ve haysiyetin, vefa ve asâletin, tevekkül ve teslîmiyetin, doğruluk ve emniyetin, vakar ve izzetin, cihat ve cesâretin, îtidal ve şehâmetin, tevâzû ve mehâbetin, cömertlik ve fazîletin, barış ve sükûnetin, şefkât ve merhametin, insaf ve inâyetin, müsâmaha ve hürmetin, huzur ve saadetin, nezâket ve zarâfetin, hak ve hukukun ne olduğunu aslî mânâsıyla aslâ bilemezdi… Kadın esir muamelesi görmeye devam eder, eşya gibi alınıp satılır, kız çocukları diri diri toprağa gömülür, acımasızca öldürülürdü… İnsan hakları konusu, kadın hukuku mevzuu hiç gündeme gelmez ve hiç kimse kul hakkına, komşu hukukuna hürmetkâr olmazdı…
Gül” olmasaydı,
Ölmeden evvel kendimizi hesaba çekmeyi”, “ölümle uyanmadan önce” Müslüman olarak yaşamayı, “Allah (c.c.) için sevmeyi ve Allah (c.c.) için buğzetmeyi”öğrenemezdik… “İnsana teşekkür etmeyen, Allah’a şükredemez” kıstasını idrak edemez, ”Mahlûku sevmeyen, Mâbudu sevemez”, “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” ölçüsünü öğrenemez, “Din kardeşliğinin kan kardeşliğinden daha önemli olduğunu” bilemezdik… Böyle olunca; “Ebâbil Kuşları”nın aşkına meftûn olan mâhur düşlerimiz hüzzama döner, hayatımız hüsrân denizinde boğulur, umutlarımız karanlığın girdabında kaybolur, kelâmın tahtı devrilir ve“Âlemlere Rahmet” olan“En Sevgili”ye “Yâ Muhammed cânım arzular Seni” ikrârımız aslâ âşikâr olmazdı...
Gül” olmasaydı,
Kullar, “Sırât-ı Mustakîm”i bulamaz, yıllar “Asr-ı Saadet”i bilemez, yollar Kıble’de karar kılamazdı... Dünyaya köle olup irtifa kaybedenler, gurur ve kibirde zirveye çıkanlar, Gayyâ kuyularından kurtulamazdı… Nefse tutsak olan duygular yüzünden onlarca parçaya bölünen yürekler; “bir kızıl goncaya” dönene kadar kanasa bile, gönüller bir türlü gül bahçesine dönemezdi… Ve “Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi ” diyen çile harmanları “Aşk-ı Hakîki”den nasip almaz, gönüller aşk ile tâcidâr olmazdı...
Gül” olmasaydı,
İnsanoğlu; subaşında susuz kalır, “bağrı yanan” kızgın çöller gibi susuzluktan bunalırdı... İnsanların değer ve ölçüler dengesi kaybolur, beşeriyet her alanda zevâl bulurdu… Fecr-i kâzipler, fecr-i sâdıkların yerine ikâme olurken; ruhlara tulû eden meskenet tüllerine, cehâlet bulutlarının en koyu sisleri çökerdi… Göz körlüğe mahkûm, kulak sağırlığa mecbur, kalp mâsivâya meftûn olurdu… Kul, günah çukurlarından kurtulamaz, nefsin yalçın dağlarını aşamaz, ebedî hayatın efsunkâr güzelliklerine ulaşamaz, ölümle dost olup merdâne dolaşamaz ve “cânı cânâna teslim edip” ölümsüzlük ikliminde berhudâr olmazdı…
Gül” olmasaydı,
Ay’ın yüreğine değen O Şefkatli El’in mübârek parmağıyla, mehtabın titreyen gamzesi ikiye bölünmezdi…Î’lây-ı Kelîmetullah aşkına yelken açıp, gönül fethi için sefere çıkanların, zamansız mekânlara ve mekânsız zamanlara yaptığı sır dolu yolculuklar bilinmezdi… Mâverâ aşkıyla düşlerine kanat vuranların gönül seccâdeleri, müjdeli şafaklara serilmezdi... Gözler, “Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı”nı görmez, “her zorluğun yanına bir kolaylık” varmaz, her hüznün içine bir huzur girmezdi… Tefekkür, tezekkür, tenevvür, tekemmül ve tevekkül el ele vermez; ayrılık vuslata, zayıflık tâkate, ölüm hayâta bestekâr olmazdı…
Gül” olmasaydı,
Beşeriyetin kanayan yaraları gül yaprağıyla sarılmaz, yetimlere, öksüzlere, mazlumlara ve mağdurlara merhamet edilmez, insanlara müşfik davranılmazdı… İnsanların hayatında firkat içinde yeni bir firkat kıyama durur, gözbebeklerine en kasvetli hüzünler oturur ve amel defterlerinde günahkâr gölgelerin nabzı vururdu… Katran siyahı küfür gecelerinden, îmanın âsûde iklimine varılmazdı… Karanlığın kalbine nûrânî imzalar atılmaz, Hilâl’in hükmü kalmaz, Kıble’yi kimse bilmez ve gecenin siyah perçemlerini aydınlatan ay yüzlü sevdâlar efsûnkâr olmazdı…
Gül” olmasaydı,
İlmi farz, tefekkürü ibâdet telâkki eden bir mukaddesâta sırtımızı dönerdik… Biz; gül diye dikenleri dermeyi, umut dağıtmak yerine hazan bahçelerinde gazeller toplamayı şiâr edinirdik…Gül rengi diye ateşlere sarılırdık… Hazan sarısına dönerdi hayallerimiz… Yürekler sevdalanmaz, gönüller yanmaz, kışta gelenler baharı soluklamaz, kul ölümsüzlük şerbetini yudumlamaz, hâl ehlinin cümle eksikleri aşk ile tamamlanmaz ve ehl-i dil, dildâr olmazdı…
“Gül” olmasaydı,
İnsanlığın gördüğü en muhteşem inkılâb gerçekleşmezdi... Ruhumuz, Mâverâ’ya kanat çırpmaz, kalbimiz “Allah” aşkıyla çarpmazdı... Rahmetli Ali Ulvi Kurucu’nun
Doğmazdı kalbe îmân, inmezdi arza Kur'ân,
Meçhûl olurdu esmâ, Levlâke yâ Muhammed!..
Mâtem tutardı gökler, gülmezdi hiç melekler,
Mahzûndur Arş-i alâ, Levlâke yâ Muhammed!..
•Feyzinle güldü âlem, gufrâna erdi âdem,
Ağlardı belki hâlâ, Levlâke yâ Muhammed!..”
diye ifâde ettiği gibi; Arş-ı âlâ aşka gelmez, melekler gülmez, yürekler imânda karar kılmaz, gönlümüz Muhabbet-i Resûlullah’tan Muhabbetullah’a ulaşan yolu bulmaz ve insanoğlu için her iki cihan aslâ gül-i zâr olmazdı...
Gül” olmasaydı,
Azgın tufanlar içinde âciz kalan bîçâreler, çâresizliğe göğüs geremezdi... İnsanlar ebedî barış ve kurtuluş menzîline eremezdi... Hayırlar fethedilmez, şerler defedilemezdi… Gönül tellerimize dokunan mızraplar ferâhnâk nağmeler veremezdi… Ruhların ölümden vâreste olduğunu, kışın bahara, gecenin nehâra, vefâtın dirilmeye bir beste olduğunu anlayamazdık... Bâkî olanı unutup, fânî olanlar için “âh etmeye” devam ederdik… Canlar cânı”nı bilemez, “Ballar balı”nı bulamazdık… İstikbâlimizde “Gül” yüzlü bahar, bakışlarımızda “Gül” mushaflı nazar, kalbimizde ‘Gül Yüzlü Yâr’ ve gönlümüzde “Vâreden”in aşkı vâr olmazdı…
Gül” olmasaydı…






www.altınoluk.com
__________________
emanettir, Kokun bir gülde durur!...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
gizemsavaş adlı üyemize teşekkür eden(ler):
krizantem (28-06-2008)
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Gül gizemsavaş O(a.s.m)'na Dair 0 27-06-2008 22:03
yüzlerce salat ve güllerce selam cemre O(a.s.m)'na Dair 0 27-06-2008 00:02
Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül.. . AHSEN İslami Yazılar 0 13-04-2008 18:12
Gü'l yüreklerden yanık kokusuyla... gizemsavaş O(a.s.m)'na Dair 3 27-03-2008 22:27
kulu genel ahmet yasin 42 - Konya 0 02-02-2008 12:43


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayitli üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 2 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Bayan Bölümüne Giriş Hakkında Bilgi | Erkek Bölümüne Giriş Hakkında Bilgi | Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
| ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri