Receb Ayına Hürmetin Karşılığı Receb ayı, Âdem aleyhisselâmdan beri kıymetli idi. Bu ayda muharebe etmek günah idi. Her ümmet, bu aya saygı gösterirdi.
Îsâ aleyhisselâm zamanında bir genç, güzel bir kıza tutulmuştu. Ona kavuşmak için çırpınıyordu. Nice zaman sonra söz aldı. Bir akşam, bir yerde buluştular.
Genç, pek sevinçli idi. Aylardır bu zamanı bekliyordu. Genç ansızın, pencereden hilâli, yeni ayı gördü. Kıza:
- Bu hangi aydır, dedi. Kız da:
- Receb ayı, diye cevap verdi.
Genç birden toparlandı. Kız bu âni değişikliğe çok şaşırdı:
- Ne oluyorsun, ne oldu sana birden, diye sordu.
Genç, şöyle cevap verdi:
- Babalarımdan işittim. Receb ayında günah işlenmez. Bu aya saygı gösterilir, deyip, özür diledi ve evine gitti.
Allah(c.c.)ü teâlâ, Îsâ aleyhisselâma vahy gönderip, olanları bildirdi. "Bu genci ziyâret et! Selâmımı söyle!" buyurdu.
Genç, Receb ayına gösterdiği bu saygı için, büyük bir peygamberin kendine gönderildiğine sevinerek îmân etti. İyi bir mü'min oldu. Receb ayına gösterdiği bu saygı sebebi ile, îmân şerefine kavuştu.
Bu mübârek zamanlarda va'dedilen sevâblara kavuşabilmek için, her şeyden önce i'tikadı düzeltmelidir. İlmihal bilgilerini, ibâdetleri, haramı ve helali öğrenmeli ve yaşayışı bunlara uygun hale getirmelidir. Çok tevbe ve istigfar etmeli, kazaya kalmış oruç ve namazları, bu günleri vesile ederek hemen kaza etmeye başlamalıdır.
Fırsatı, ganîmet bilmelidir. Bu günlere bir daha kavuşup, kavuşamayacağımız belli değildir. Bu günleri fırsat bilerek günahlara istigfar etmeli, Allah(c.c.)ü teâlânın affetmesi için yalvarmalıdır. İbâdetleri yapmalı, ömrü zayi etmemelidir.
__________________ ALLAH IN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN |