Diğer yaratılmışlardan farklı olarak kendisine akıl ve ruh verilmiş bulunan insan, geçici olarak bulunduğu bu dünyada o yaratılmışların tabi olmadığı bir imtihan içinde bulunmaktadır. Bu dünyada herkes imtihandadır: Kimi zenginlikle sınanır hiç farkında olmadan. Kimi kendisine verilen ilimle, bilgiyle denenir. Kimi fakirlikle imtihan edilir. Kimi hastalıklarla dahil edilir imtihana; Kimi de uzuvlarının tamlığıyla. Kimi makamla mevki ile, kimi güzelliğiyle; kimi de uzuvlarındaki herhangi bir eksiklikle. Kimi de duygusal bir rahatsızlıkla...Değişmeyen ilahi gerçek şu ki Allah'ın kendisine tevdi ettiği aklı başında olduğu sürece hiç bir insan, dünya hayatının hiç bir anında ilahi imtihanın dışında kalamamaktadır. Bu imtihanın gözcüsü, her şeyi bilen, her şeyi gören, her şeyi işiten yüce Yaratıcıdır. كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ "Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak sizi hayır ile de şer ile de sınıyoruz ve (sonunda hepiniz mutlaka) bize döndürüleceksiniz."(Enbiya 21/ 35) Dünya hayatında tabi tutulacağımız imtihan türünü seçme yetkisi bize ait olmadığına göre, bize düşen, tabi tutulduğumuz imtihanda elimizden geldiği kadarıyla başarı göstermeye çalışmaktır. Tabi tutulduğumuz imtihanda başarı göstermeye çalışmak yerine, imtihan şeklinden ve türünden şikayet etmenin, bize hiç bir yararı yoktur. Böyle bir tutumun sürdürülmesi, imtihanın kaybedilmesiyle sonuçlanır. Öyleyse yapılacak şey, imtihan tarzından şikayet ederek vakit kaybetmek değil, tabi tutulduğumuz imtihanda en güzel sonucu elde edebilecek şekilde davranmaktır. Bazılarınca zannedildiği gibi, dünya hayatında nimetlere boğulmuş olan insanlar şanslı, bu nimetlerden mahrum bırakılmış olan insanlar şanssız değildir. Böyle bir anlayış, dünya hayatının geçici, Ahiret yurdunun ise kalıcı olduğunu göz ardı eden bir yaklaşımdır. Gerçekte herkes imtihana tabi tutulmaktadır. Ama engellilerde ve mal mülkten mahrum bırakılmış bulunanlarda olduğu gibi kimilerinin imtihanı çok açık ve nettir. Kimilerininki ise dünya hayatında her çeşit nimet içinde yüzenlerinki gibi çok gizli ve girifttir. Nitekim Allah(C.C) şöyle buyurur: وَهُوَ الَّذى جَعَلَكُمْ خَلَائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ فى مَا اتيكُمْ اِنَّ رَبَّكَ سَريعُ الْعِقَابِ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحيمٌ
"O sizi yeryüzünün halifeleri yapan, verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza üstün kılandır..." (En'am, 6/ 165) Bu ayette zikredilen 'size verdiği nimetler' ifadesi insana verilmiş olan her çeşit nimeti kapsayan bir ifadedir. Yani insana verilen vücut organları ve fonksiyonları, yetenekler, mal/mülk, güç/kuvvet, bilgi, sosyal konum ve benzeri her çeşit nimet... Hiç şüphesiz insan, bu nimetlerin hepsinden sorguya çekilecektir