ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 22-08-2008, 19:21
cemre - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Moderator
Puanlar: 8,562, Derece: 62 Puanlar: 8,562, Derece: 62 Puanlar: 8,562, Derece: 62
Aktivite: 24% Aktivite: 24% Aktivite: 24%
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1,393
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 42
121 mesajı 191 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 6
cemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nice
Standart Nimet ve şükür ilişkisi

İnsan, maddî ve manevî nimetlerle çepeçevre kuşatılmış bir varlıktır. Nefes alış verişinde bile iki nimeti aynı anda yaşamaktadır. Allah Teâlâ’nın insanoğluna lütfettiği maddî ve manevî nimetlerin tespit edilip sayılması mümkün değildir. Nitekim Allah Teâlâ, “O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür”[3] buyurmaktadır.

Öncelikle bizi insan olarak yarattığı için Rabbimize şükretmeliyiz. Bize akıl verdiği için, iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı birbirinden ayırabildiğimiz için şükretmeliyiz. Beden ve ruh sağlığımız, yeraltı ve yer üstü zenginliklerimiz, yediğimiz sebze ve meyveler, istifade ettiğimiz her türlü hububat için, içtiğimiz ve kullandığımız su için, deniz ürünleri, etinden, sütünden, yününden, derisinden, balından istifade ettiğimiz hayvanlar ve sayılamayacak kadar çeşitli nimetler için şükretmeliyiz. Allah Teâlâ bizleri, bu nimetlerin değerini bilmeye, üzerinde düşünmeye ve bunlara karşı şükretmeye şöyle davet etmektedir:
Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi” [4]. “İçtiğiniz suya ne dersiniz? Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!” [5].
Her şeyden önce insan, yediği yemeğe bir baksın! Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık. Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık! Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık” [6].


Şükrün asıl anlamı, bize lütfedilen bütün nimetleri yaradılış gayesine uygun olarak kullanmaktır. “Kulluğun başı zikir, sonu şükür” denmiştir [7]. Bu sebepledir ki, Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’in birçok yerinde şükrü emretmiş “Hatırlayın ki, Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım...”[1]. buyurarak şükredenlerin nimetlerini artıracağını bildirmiştir. Bir başka âyette Allah Teâlâ: “Eğer iman eder ve şükrederseniz, Allah size ne diye azap etsin?”[8] buyurmuştur.
Şükrün çeşitli şekilleri vardır. Kalp ve dil, şükrün en önemli vasıtalarıdır. Hz. Ömer’in bir sorusu üzerine Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Her biriniz, şükreden bir kalp, zikreden bir dil, âhiret işlerinize yardımcı olacak mümin bir eş edinsin” [9]. Yine Peygamberimiz (s.a.v), nimeti anlatmanın bir şükür olduğunu şöyle ifade eder: “Allah’ın verdiği nimeti anlatmak şükür, anlatmamak ise nankörlüktür”[10]. Bize ihsan edilen sayısız nimetlere “Allahım! Şükrolsun” diyerek minnettarlığımız dile getirmek ve Rabbimizi yâd etmek dil ile yapılan şükrün önemli kısımlarıdır.


Zengin bir kimsenin zekatını ve sadakasını vermesi, Allah yolunda infak etmesi, başta akrabaları olmak üzere fakirlere, yoksullara, yetimlere yardımda bulunması, malî bir şükürdür. “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” genel prensibi ile hareket ederek bir kimsenin ilim, irfan, sanat, maharet, beceri ve tecrübesiyle insanları aydınlatması ve onlara faydalı olması da bu nimetlerin şükrünü edadır.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz’in bir duasıyla bitirmek istiyorum “..Allah’ım! Bizi nimetine şükredenlerden eyle” [2].

_______________
[1] İbrâhim, 14/7.
[2] Ebû Dâvûd, “Salât”, 182.
[3] İbrâhim, 14/ 34.
[4] Nahl, 16/78.
[5] Vâkıa, 56/68-70.
[6] Abese, 80/24-32.
[7] Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, İst. 1971, I, 541.
[8] Nisâ, 4/147.
[9] İbn Mâce, “Nikah”, 5.
[10] Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 278, 375.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayitli üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 3 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Bayan Bölümüne Giriş Hakkında Bilgi | Erkek Bölümüne Giriş Hakkında Bilgi | Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
| ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri