
10-10-2007, 17:30
|
 | Kıdemli Üye | | Üyelik tarihi: Sep 2007 Yaş: 20 Mesajlar: 185 Memleket : Cinsiyet : Teşekkür: 0
3 mesajı 3 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı Gücü: 2 | |
Ramazan bayramına girerken Ramazan bayramına girerken Bayramlar, mutluluğu zirveye ulaştırır. İnsanların yaşadığı sevinçleri çoğaltır. Acıların da paylaşılarak azaldığı günlerdir. Toprağın yağmur damlaları ile buluştuğu an ile ananın yavrularıyla kucaklaştığı gün gibidir bayramlar.
Müslüman Türk Milleti, tarihi boyunca önemli günleri milli bayram olarak kutlamıştır. Ayrıca aynı inancı paylaştığı toplumlarla kutladığı dini bayramları da vardır. Ramazan Bayramı da dini bayramlardan biridir.
İslam Dini’nde sağlığı yerinde olanlar bir ay boyunca oruç tutarlar. Oruç: Bazılarına göre akşama kadar aç kalıp diyet etmek değildir. Kısaca nefsi terbiye etmektir. İsrafı önlemektir. Açları düşünmektir. Sağlığı dengelemektir. Özellikle de açlığı yaşayarak, paylaşmayı öğrenmektir.
Yüce Allah bir ay boyunca oruç tutturarak imtihan ettiği kullarını; yaptığı imtihanın sonunda doya doya; meşru dairede yiyin, için, eğlenin… Diye bayramla ödüllendiriyor. Bir yıl boyunca her türlü fedakârlığı yaparak sınavlara hazırlanan çocuklardan sınavı iyi geçenlerin; babaları tarafından tatille veya ömründe görmediği hediyelerle ödüllendirdiği gibi.
Allah’ın insanlara sunduğu bu muhteşem ödülün değeri pek bilinmemektedir. Bazıları ise, yüzlerce yıldır kutlanan Ramazan Bayramı’nı; Şeker Bayramı’na çevirmeye çalışıyorlar. Şekerin bayramı olmaz. Olsa olsa domates, biber, üzüm gibi festivali olur. O da yöresel olup insanları fazla etkilemez. Bir de şeker satanlar, yaptıkları reklâmlarla insanımızın ulvi duygularını rencide etmektedir.
Ramazan ayı boyunca her türlü pislik işlerin azaldığını (cinayet, hırsızlık, kapkaç, kavga…) emniyet güçleri, üzerine basa basa söylemektedir. Yapılan anketler de bunu ispatlamaktadır. Bu durum bile Ramazanın şekerle karıştırılamayacak kadar değerli ve özel olduğunun ispatıdır.
Hele bu ayda çok güzel duyguları yaşamak isteyen insanlarımızın koşuşturmaları görülmeğe değerdir. Ziyaret edilen anne, baba, nine, dedelerin sevincini görmek gerekir. Yardım edilen kimsesizlerin, yaşlıların, yetimlerin mutluluğunu yaşamak gerekir. Bir de gözlerindeki ışığın sönmek üzere olduğu bir anda, ihtiyaçları karşılanan bir çocuğun veya yetimin gözlerindeki geri gelen ışığı görmeden Ramazan’ın değerini anlayamazsınız. Ben bu ışığı defalarca görerek yaşadım.
Bu bayram belki son bayramımız olabilir. Bir daha asla bayram görmeyebiliriz. Belki de bizim için, yeniden başlamaya bir fırsat olabilir. Elimizden geldiğince gidilemeyenleri gidelim. Ulaşılamayanları ulaşalım. Biz geldik diyerek sarılalım sımsıkı. Sarılırkenki sıcaklığı hissedelim.
Bu vesileyle yaklaşmakta olan Ramazan Bayram’ınızı şimdiden en içten dileklerimizle kutlar İslam Âleminde akmakta olan kan ve gözyaşlarının da bir an önce dinmesini temenni ederiz. By Devec
__________________ İSLÂMGENÇLİĞİ |