16/Bu [ilahî öğretiyi] Biz işte böyle apaçık mesajlar şeklinde indirdik; artık (bundan böyle) Allah, [doğru yola ulaşmayı] isteyen kimseyi doğru yola yöneltecektir.
17/Gerçek şu ki, [bu ilahî öğretiye] inananlar, Yahudi inancına bağlı olanlar ve Sâbiîler, [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] Hristiyanlar ve Mecusîler [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] ve bir de, Allah'tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlar [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] arasındaki hükmü Kıyamet Günü Allah verecektir: çünkü Allah her şeye tanıktır.
Bu, Hz. Muhammed'e (s.a) kadar gelen Allah'ın peygamberlerine ve kitaplarına inanan her çağdaki müslümanlar için kullanılmıştır. Hem gerçek müslümanları hem de kararsız müslümanları içermektedir.
Bkz. Nisa an: 72.
Sabiiler" Eski çağlarda iki grup insan bu adla tanınmaktadır:
Irak'ın yukarı bölgesinde büyük bir çoğunluk halinde bulunan ve vaftizi uygulayan Yahya'nın (a.s) takipçileri.
Dinlerini Şit ve İdris (a.s) Peygamberlere dayandıran ve elementlerin gezengenler tarafından, gezegenlerin de melekler tarafından yönetildiğine inanan yıldızlara tapan insanlar. Merkezleri Harran'dı ve kolları tüm Irak'a yayılmıştı. Bunlar, felsefe ve bilimdeki ileri bilgileri ve tıptaki başarıları ile bilinirler.
Bkz. Maide an: 36.
Yani, iki tanrıya -biri aydınlık biri karanlık tanrısı- inanan ve kendilerini Zerdüşt'in takipçileri olarak kabul eden İran'lı ateşperestler. Bunların inanç ve ahlâkları Mazdek tarafından o denli bozulmuştu ki bir adam rahatlıkla kızkardeşi ile evlenebilirdi.
Yani, "Yukarıdakiler gibi özel adla anılmayan Arabistan'lı ve diğer memleketlerden tüm müşrikler"
Yani, "Allah, farklı insanlar ve dinler arasındaki tüm tartışma ve anlaşmazlıklar hakkında kıyamet gününde hükmünü verecek ve hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğu konusunda kararını bildirecektir.
18/EY İNSANOĞLU,] göklerde ve yerde var olan her şeyin, -güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların ve hayvanların- Allah'ın (kudret ve yüceliği) önünde yere kapandığını görmüyor musun? [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] Ve insanlardan bir nicesi [Allah'a bilinçli olarak baş eğmektedir]; [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] ama niceleri de [O'na karşı geldikleri için öte dünyada] kaçınılmaz biçimde azabı hak edecekler; [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] ve Allah'ın [Kıyamet Günü'nde] alçalttığı kimseyi de onurlandırabilecek kimse yoktur; çünkü, Allah dilediği her şeyi mutlaka yapar.
Bkz. Ra'd an: 24-25 ve Nahl an: 41-42.
Yani, "Melekler, yıldızlar, gezegenler vs. ve evrenin diğer bölümlerinde varolan diğer tüm yaratıklar, ister insan gibi seçme özgürlüğü ve akla sahip olsun, isterse hayvanlar, bitkiler, katı madde, hava ve ışık gibi iradesiz varlıklar olsun"
Yani, "İnsanların çoğu zoraki değil isteyerek Allah'a secde ederler. Diğer taraftan evrendeki diğer herşeyle birlikte zorunlu olarak O'na secde edenler de vardır. Fakat onlar cezayi haketmişlerdir, çünkü onlar hayatın itaat ve isyan etmekte serbest bırakıldıkları alanlarında Allah'a itaatı kabul etmemişlerdir."
Yani, gerçi nihai Hüküm kıyamet gününde verilecektir, fakat keskin bir göz bugün bile "üzerlerine azap hak olanlar"ı görebilir. Mesela, apaçık bir Kitap olan Tabiat'ın sunduğu mesajları ve peygamberlerin getirdiği mesajları reddeden, kendi icat ettiği şeylere iman eden ve bunlar hakkında gerçek müminlerle tartışan bir kimsenin kendisi, bu dünyada iken büyük bir hata içinde olduğunun apaçık bir göstergesidir.
Bu ayette geçen "hor kılınmak" ve "kerem" sahibi olmak, Hakkı kabul etmek veya reddetmek anlamlarında kullanılmıştır. Apaçık ayetleri görmeyen kimsenin hor ve zelil olacağı meydandadır. Çünkü Allah onun dilediğini ve çabaladığını elde etmesine izin vermiştir. Allah kime de Hakkı kabul etme şerefini ikram etmemişse, kimse onu bu nimete ulaştıramaz.
Burada secde yapmak, bütün fakihlerin ittifakı üzerine vaciptir. Ayrıntılı açıklama için bkz. A'raf an: 157.
19/Birbirine karşıt bu iki taraf [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] Rableri hakkında (her zaman) birbiriyle çatışma, tartışma içinde olmuşlardır: [Onlardan] hakkı inkara kalkışanlar [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] için [öte dünyada] ateşten giysiler biçilecek ve başlarının üstünden yakıcı umutsuzluk [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ] boca edilecektir;
Burada, Allah hakkında tartışanlar sayılarının çok büyük olmasına rağmen iki ana gruba ayrılmışlardır:
Peygamberlerin davetine inanan ve hak dine tabi olanlar.
Daveti reddeden ve aralarında sayısız fark ve ihtilaflar olmasına rağmen hepsi küfür olan çeşitli yollara sapanlar.
37. Bkz. İbrahim: 50 ve an: 58.
20/ve bununla onların içlerinde olan her şey ve deriler(i) eriyip gidecek; [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
21/ve onlar demir kıskaçlarla [bağlanmışçasına hep bu durumda] tutulacaklar; [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
22/ve kendi boğuntuları içinde (kıvranıp dururken) bu durumdan ne zaman kurtulmaya çalışsalar her seferinde yeniden (aynı boğuntuya) sokulacaklar ve [onlara:] “Tadın (bu) yakıcı azabı [sonuna kadar]!” [denecek].
23/[Buna karşılık,] imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar orta koyanları Allah, içlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı hasbahçelere sokacaktır; orada onlar altın bilezikler ve inciler takınacaklar ve onların giyim-kuşamları da ipekten olacak; [Sadece Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler. ]
Burada, onların Kur'an'ın indirildiği dönemde altın ve kıymetli taşlardan yapılan takılar kullanan krallar ve zenginler gibi ağırlanacakları gösterilmek istenmektedir
Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.