ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 07-09-2007, 16:26
gokce - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Süper Moderatör
Puanlar: 16,673, Derece: 82 Puanlar: 16,673, Derece: 82 Puanlar: 16,673, Derece: 82
Aktivite: 100% Aktivite: 100% Aktivite: 100%
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 3,249
Memleket :
Cinsiyet :
Blog Kayıtları: 2
Teşekkür: 319
157 mesajı 234 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 9
gokce is just really nicegokce is just really nicegokce is just really nicegokce is just really nicegokce is just really nice
Standart Bediüzzaman'ı Haber Veren Velîler Oldu mu?


Yüce Allah, başta peygamberler olmak üzere bâzı kullarına gayba dâir bir kısım haberler bildirmiştir. Onlar da Allah'ın bildirmesiyle bu gaybî haberleri vukuundan önce insanlara bildirmişler, zamanı geldiğinde o haberler aynen meydana çıkmıştır.

İşte dinsizlik cereyanın alabildiğine yaygınlaştığı (14) asırda gelecek zâtı da, ehemmiyetine binâen bâzı velî zâtlar Allah'ın bildirmesiyle önceden haber vermişlerdir. Burada buna bir kaç misal vermek istiyoruz.

Nakşî tarikatının önde gelen isimlerinden Beş-kazalızâde Osman Halidî Hazretleri (vefatı 1292 veya 1293-1896) Bediüzzaman'ı talebelerine haber vermiştir. Risâle-i Nur külliyatından Sikke-i Tasdik-i Gaybî isimli eserde Nur talebelerinden Hasan, Osman, Tahin, Abdullah ve Sabri ağabeylerin bildirdiğine göre, bu haber verme hadisesi şöyle olmuştur:

Bu zât "Sidre" isimli bir yerde riyazete çekilir tesbihatla meşgul olurmuş. Kırk gün için hazırlanan azığı iki günde yiyerek kalan günlerde hiçbir şey yemezmiş. Kırk gün tamamlanıp döndüğünde dudaklarının birbirine yapıştığı görülürmüş.

Osman Halidî Hazretleri, Bediüzzaman'ın doğduğu yıl hem çocuklanna, hem de yakınlarına demişki: "İmanı kurtaran bir müceddid çıkacak. O da bu yıl doğmuştur." Sonra da şu ilâveyi yapmış:

"Benim dört oğlumdan birisi o gelecek müceddidle görüşecek ve elini öpecektir."

Bunun üzerinden otuzbeş sene geçer. Rumi 1327, Milâdî 1911'de İsparta'nın Atabey kasabasında sünnet ve hıfz toplantılarından birinde Osman Halidî'nin evlatlarından sonuncusu olan Ahmed Efendiye, "Siz müceddid, müceddid diyorsunuz. Nerede ve kimdir?" diye sorulur. Ahmed Efendi, "Evet, şimdi o vardır ve 35 yaşındadır" cevabını verir.

Hasan, Osman, Tahirî, Abdullah ve Sabri ağabeyler devamla şöyle derler:

"Isparta'nın Yenice Mahallesinden ve kardeşlerimizden Nuri tarafından merhum mumailyh Ahmed Efendiden 'Pederiniz, "Benim evlâdımdan birisi o müceddidle mükâleme [konuşacak] ve musafahada olacaktır" demiş, nasıldır?' diye sorulmuş. Ahmed Efendi merhum cevaben, 'Evet, doğrudur. Ben onunla görüştüm' demiştir."(1)

Bediüzzaman da ismi geçen eserde, "Evliya-yı meşhûreden [meşhur evliyadan], kırk günde bir defa ekmek yiyip kırk gün yemeyen Osman-ı Halidî'nin sarih ihbarı [açıkça haber vermesi] ve evladlarına vasiyeti ile" diyerek, Osman Halidî Hazretlerinin bu keşfiyatına işaret etmiştir.(2)

Bediüzzaman'ın doğduğu gün, Denizli'de yaşayan Hasan Feyzi isimli bir evliya "Bugün Kürdistan'da bir evliya dünyaya geldi. Bu zât zamanımızın sahibi, asrımızın vekilidir" diye (3) talebelerine müjdelemişti.

Bu Hasan Feyziden sonra yerine sırası ile iki zât geçti. Seneler sonra Bediüzzaman'ı Denizli'de zulmen hapse mahkum ettiler. Bu zâtla aynı ismi taşıyan Muallim Hasan Feyzi (1895-1996), birinci Hasan Feyzi'ye imtisâlen Risâle-i Nurlara sahip çıktı. Sahip olduğu şeyhlik makamını da bir kenara bırakarak Bediüzzaman'a talebe oldu. Sonra da ona bedel zehirlenerek vefat etti.

Onun vefatı üzerine Muğla'nın Milas kasabasında büyük bir âlim olan Halil İbrahim Efendi, Bediüzzaman'a bir taziye mektubu yazdı. Bu zat mektubunda şöyle diyordu:

"Muhterem efendim, mesmuatıma nazaran [işittiğime göre] Denizli'de bundan 70-80 sene evvel büyük evliyadan Hasan Feyzi isminde bir zat bir gün talebelerine 'Bugün Kürdistan'da bir evliya dünyaya geldi' beşaretinde, bulunmakla zât-ı devletlerini işâret buyurmuş. Ba'dehu [sonraları]: Denizli'ye başka perdelerle teşrifinizin o zâtın ruhunu şad ve i'zaz için olduğunu telâkki etmiştim. Ve az zaman sonra aynı isimde mütevazi Hasan Feyzi Efendinin Risâle-i Nura hürmetle, birinci Hasan Feyzi'ye imtisâlen istikbal etmiş [karşılamış] ve nurlara taaşşukla [aşık olmakla] idhal-i envar olması, bu kanaatimi kat kat ziyâdeleştirdi." (4)

Bediüzzaman'ın babası Sofi Mirza, birgün Bitlis'in Hizan kazasına bağlı Geyda'dan geçerken Gavs-ri Hizan'ın dergahına gelmiş. Gavs, o sırada kendi has halifeleriyle hususî olarak sohbet ediyormuş. Bediüzzaman'ın babası Sofi Mirza Gavs ile mutlaka görüşmek istediğini söylemiş. Müridleri ve talebeleri, "Gavs şu anda kimseyi kabul etmez, hususi sohbettedir" demişlerse de, Sofi Mirza ısrar etmiş, "Eğer siz Gavs'a haber vermezseniz, ben kendim gidip kapıyı çalacağım" demiş. Müridleri, "Öyle ise git çal" demişler.

Bunun üzerine Sofi Mirza gitmiş, Şeyhin kapısını çalmış ve içeri girmiş. Gavs Hazretleri onu görür görmez ayağa kalkmış ve hürmetle karşılayıp kucaklamış, koluna girmiş ve getirip kendi yerine oturtmuş. Sofi Mirza onunla birşeyler konuşmuş. Gavs ise devamlı "beli! beli" diyerek onu tasdik etmiş. Nihâyet Sofi Mirza izin istemiş; çıkıp gitmiş.

Durumu merakla seyredenlerden ve Gavs'ın* halifelerinden Molla Halid-i Erukî hayretim gidermek için Gavs Hazretlerine "Kurban, bu fakir adamda ne var ki, bu kadar iltifatlarda bulundunuz. Bize göre siz bu fakir Mirzo'ya fazla iltifat ettiniz, yahut bize böyle geldi" demiş.

Bunun üzerine gayet ciddileşen Gavs Hazretleri şu cevabı vermiş:

"Efendiler! Bu fakir Sofi'nin sulbünden öyle bir çocuk dünyaya gelecektir ki, yüz kutbiyet onun derecesine yetişemez." (5)

__________________
"Kabirden daha korkunç bir manzara görmedim." (Tirmizi, Zühd: 5)

"Bir kız öğrenciyi başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek, İstiklâl Savaşı başlarında ve Maraş'ta, düşmanlar tarafından başörtüsü çekilip düşürüldüğü için başlayan milli şahlanışın ruhuna tükürmektir"
Necip Fazıl Kısakürek

Yarım Saat Yer Altında Kalan Bir Adamın Anlattıkları...(Çok güzel okumanızı tavsiye ederim)

Saçlarını deve hörgücü şeklinde toplayıp başını örtenler Dikkat!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Peygamberİmİz (sav)'e Verİlen Gayb Bİlgİlerİ cemre İslami Yazılar 2 04-06-2008 19:54
Dinle ilgili yalan haber nasıl yapılır? admin Türkiyeden ve Dünyadan Haberler 3 20-05-2008 20:20
Ardahan tarih akell 75 - Ardahan 0 06-02-2008 19:08
Hakime 'muayene' sözü veren Nil Demirkazık tahliye oldu zaman güncel haberler Türkiyeden ve Dünyadan Haberler 0 06-02-2008 02:26
Çorum tarihi akell 19 - Çorum 0 19-01-2008 20:37


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayitli üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz