ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 10-11-2007, 16:45
Acemi Üye
Puanlar: 541, Derece: 10 Puanlar: 541, Derece: 10 Puanlar: 541, Derece: 10
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 1
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 0
0 mesajı 0 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı Gücü: 0
kadiri is on a distinguished road
Post gavsu-ul azam sohbetleri


Gavs-ı A'zâm Abdulkadir Geylani
[Kaddes u Sırrahulaziz]
SOHBETLERi

"Unutmayın ki, dîninizin elden gitmesi dört şeyden dolayıdır:

1-Bildiğinizle amel etmiyorsunuz
2-Bilmediğinizle amel ediyorsunuz, (ilimsiz amel fayda vermez).
3-Bilmediklerinizi öğrenmeğe çalışmıyorsunuz, bilgisiz kalıyorsunuz.(Halbuki beşikten mezara kadar ilim tahsil etmekle emrolundunuz)
4-Halkı da bilmediğiniz şeyleri öğrenmekten alıkoyuyorsunuz (âdeta engel
oluyorsunuz. İlmin kapısını kapamak, o kapıdan girmek isteyenlere mâni olmak çirkin bir cinâyettir).”(S.12)
“Allah’ın velî kulları (O’nun dostları) diğer insanlara nisbetle sağır ve kördürler; kalbleri Allah’a yakınlık peydâ edince başkasının sözünü duymaz olurlar, başkasını görmez olurlar. Yakınlık onları mestu hayran eder, ilâhî heybet onları kendilerinden geçirir.Muhabbet onları mahbublarının huzuruna bağlar.

Artık onlar Celâl sıfatiyle Cemâl sıfatının tecellileri arasında bir mevkidedirler, ne sağa ne de sola meyletmezler.Onların, ötesi olmayan bir önü var; insanlar, cinler, melekler ve sair yaratıklar onlara hizmet eder. İlim ve hikmet onların susuzluğunu giderir.Allah’ın fazlü kereminden yerler, dostluk şarabından içerler. Halkın sözü onları meşgul etmez. Evet, onlar bir vadide, halk da ayrı bir vâdidedir. Halka, Allah’ın emrettiğini emrederler Peygamberlere vekâleten, halkı Allah’ın men ettiği şeylerden men ederler. Hakikatde Peygamberlerin vârisleri bunlardır.” (S.18)

“Allah’ın velîleri, O’nun huzurunda edep makamındadırlar. Hak’tan sarih bir izin olmadıkça hareket etmezler, bir adım bile atmazlar. Kalblerine açık bir müsaade ilhâmı vâki olmadıkça mubâh şeylerden yemezler, giymezler, nikâh yapmazlar ve hiçbir sebepde tasarrufta bulunmazlar. Onlar Hak ile beraberdirler; kalbleri ve gözleri evirip çeviren yegâne mutasarrıf ile kaimdirler. Rablerine şu dünyada kalbleriyle, ahirette cisimleriyle kavuşmadıkça hiçbir kararları olmaz. Yani gönül rahatlığına erişemezler, Allah’a kavuşmadıkları müddetçe...”(S.19)

“Allah’ı bilen kimsenin nefsinin, tabiatının, nefsan-i arzularının ve nihayet vücudunun dili söylemek hale gelir. Ama kalb, sır, hal ve makam diline gelince o nâil olduğu nîmetleri izhâr etmek için konuşur.” (S.20)

“Halvet, kalb cihetiyle bütün eşyadan sıyrılıp arınmaktır. Öyleki iç âlemin eşyadan arınıp soyununca artık o dünyasız, âhiretsiz ve Hak’dan başka olan şeylersiz bir mârifet içinde tecerrüd elde etmiş olur.” (S.25)

“Genç kardeşim! Sen ne nefisle beraber ol, ne de şehvânî arzularınla... Ne dünya ile beraber ol, ne de âhiretle... Hak’dan başkasına uyma... Böyle yapacak olursan tükenmek bilmiyen bir hazineye kavuşursun. Artık Azîz ve Celîl olan Allah’tan sana arkasında delâlet olmayan bir hidâyet gelir...

Senin azmü gayretin yeme, içme, giyme ve evlenme gibi basit şeyler olmasın. (Çünkü bunlar gaye değil, gayeye ulaşmak için vasıtadır.Vasıtayı gaye yerine koyma). Unutmaki bunların hepsine olan istek nefis ve tabiattan gelmektedir. Kalb ve sırrın azm-u gayreti nerede? Asıl onu bilmek ve bulmak lâzımdır. Şüphen olmasın ki, bu Hakk’ı talepten başka bir şey değildir. Senin himmetin, en önemli meselen olmalıdır. O halde azm-u himmetin sadece Rabbin ve O’nun katındaki şeyler olsun...” (S.28)

“Şu dünyada terkettiğin her şeyin en hayırlısını âhirette bulursun. Artık sen ömründen tek bir gün kalmışcasına hazırlıklı ol... Ölüm meleğinin gelmesine kendini hedef olarak kebul et, bir gün o ok sana da dokunacaktır.” (S.28)

“Evet, mü’mine gereken önce farz ibâdetlerle meşgûl olmak, onları dosdoğru yaptıktan sonra sünnetlerle ve sonra da nâfile ve fâziletlerle vakitlerini değerlendirmektir. Farzları yerli yerince yapmadan nâfilelerle iştigâl etmek ahmaıklık ve bilgisizliğin tâ kendisidir. Zira farzlardan önce nâfile ibâdetlerle meşgûl olmak kabule şayân değildir.” (S.55)

“Allah’a itaat ve tekvâ üzere bulunman, şeriatın zâhirine gerekli olman, göğsünü selâmette tutman, nefs-i ferağate, gönül açıklığı içinde cömertliğe, mütebessim bir çehreye sahip olman, karşılıksız vermen, ezâ ve cefâyı bırakman, eziyyet ve fakirliğe katlanmanla vasiyet ederim.

Büyük zatlara saygılı ol, din kardeşlerinle iyi geçin, küçüklere ve büyüklere karşı son derece hayırhah davran. Başkasiyle çekişme, kimseye hasım olma. Şefkat ve merhameti şiâr edin. Fakirleri kendi nefsine tercih et. Servet toplamaktan –meşru bir yoldan değilse- kaçın. Kendini hak ve hakikate verenlerin mertebe ve tabakasında olmayan düşüklerle sohbeti terket. Dinî ve dünyevî hususlarda Müslümanlara yardımcı olmaya çalış.” (S.79)

“Sizden (Müslümanlıktan) evvelkilerin güneşleri battı. Bizim güneşimiz ebedi olarak gök yüzünün en yüce yerlerinde kalacak, batmayacaktır.”

“Dört şey kalbin düzelmesine medar olur:

1-Yenilen lokmaya dikkat etmek,

2-İbâdet için zaman ayırmak,

3-Kerameti muhafaza etmek (gizli tutup etrafa duyurmamaya çalışmak),

4-İnsanı Allah’tan alıkoyan şeyleri terketmek.” (S. 93)

“Helâl yemek bir nûr ise, haram yemek boğucu bir karanlıktır. Haram yemek kalbi öldürür. Helâl lokma ise gönlü diriltir.”

“Hiçbir amel ile aldanıp mağrur olma. Çünkü ameller Hâtimesiyle (son durumuyla) ölçülür.

Dünya denizinde tetik üzere bulun, son derece hassas ol. Çünkü o denizde birçok kimseler boğulup kaybolmuştur.”

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
imam-ı Azam h.zden kımetli nasihatler fazıl14 Allah Dostlarından Nasihatlar 1 20-06-2008 11:59
İsm-i A'zam Nedir? cemre HZ. ALLAH (c.c.) 0 02-06-2008 01:31
İsm-i Azam gokce Dini Kıssalar 0 02-05-2008 19:12


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 4 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri