ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 12-04-2008, 16:59
ahmet yasin - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Usta
Puanlar: 7,633, Derece: 58 Puanlar: 7,633, Derece: 58 Puanlar: 7,633, Derece: 58
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Yaş: 14
Mesajlar: 1,316
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 28
18 mesajı 24 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 4
ahmet yasin will become famous soon enoughahmet yasin will become famous soon enough
Standart Su uyur düşman uyumaz








At, aslanın sesini de tanır, kokusunu da duyar, hayvandır ama düşmanını bilmemesi, duymaması pek nadirdir. Hatta zaten yalnız at değil, her hayvan, düşmanını, nişanından, eserinden tanır , bilir. Yarasacık gündüz uçamaz, hırsızlar gibi geceleyin çıkar, yayılır. Hayvanlardan hepsinden daha mahrum olan yarasadır. Meydanda ki güneşin düşmanıdır o.

Fakat ne ben senin düşmanınım diye güneşe karşı koyabilir, ne nefretiyle onu uzaklaştırabilir! Güneş yarasanın derdine, kahrına bakıp yüzünü döndürürse, gizlense bu,güneşin son derece lütfuna, güneşin en üstün bir kemale sahip bulunuşuna delalet eder. Yoksa hiç yarasa güneşe mani olabilir mi?

Düşmanlığa kalkışacaksan düşmanlık edebileceğin birisiyle savaş ki onu esir edebilmek mümkün olsun. Katra denizle nasıl savaşa girişebilir? Girişirse aptaldır, kendi saçını, sakalını yolar. Hilesi, saçından sakalından ileri gidemez ki. Nasıl olur da ayın odasındaki perdeyi yırtabilir?

Güneşe düşmanlık eden şu azara uğrar: Ey güneşin güneşine düşman olan, sen öyle bir güneşe düşmansın ki onun ışığından güneş de titremektedir, yıldız da! Sen onun düşmanı değilsin kendinin düşmanısın. Sen odun olsan ateşe ne gam, o ne yapsın? Ne şaşılacak şey, hiç senin yanışınla onun ışığı, onun harareti azalır mı?

Yahut da hiç sen yanıp yakılıyorsun diye gamlanır mı? Onun merhameti, insanın merhametine benzemez. Çünkü insanın acımasında bir dert, bir elem vardır. Mahlukun acıması elemle karışıktır. Tanrının rahmetiyle dertten de paktır, elemden de. Babam, Tanrı rahmetini şöyle bil: O rahmet, vehme bile sığmaz, yalnız eseri görür.

Onun rahmet eserleriyle rahmet meyveleri meydandadır. Fakat onun mahiyetini ondan başka kim bilebilir? Kemal vasıflarının mahiyetleri, yalnız eser ve misalleriyle bilinir. Bundan başka bir tarzda kimsecikler bilemez. Çocuk çiftleşmenin mahiyetini bilemez ki helva yok mu, işte onun gibi lezzetlidir dersen o başka.

Fakat ey taklide yapışmış adam, çiftleşmede ki lezzet, helvada ki lezzete benzer mi? O, nerede, bu nerede? Fakat sen çocuk gibisin de o akıllı adam, sana güzellikle o misali getirdi. Çocuk da işin mahiyet ve hakikatini bilmese bile misalle anlar hiç olmazsa. Bu misalden sonra ben, bunu biliyorum desen yanlış olmaz, doğrudur. Fakat bilmiyorum desen sözün yine yalan ve uydurma olmaz.

Birisi “ Nuh’u o Tanrı elçisini, o ruh nurunu biliyor musun ?” dese, sen de “ Nasıl bilmem o ay yüzlüyü? Güneşten de meşhurdur, aydan da. Küçücük çocuklar bile onu Tarih kitaplarında okuyorlar, hocalar, bütün mihraplarda söylüyorlar. Kuran’da adı açıkça okunuyor. Geçmiş zamanlarda ki macerası fasih bir surete anlatılıyor” desen. Doğru söylüyorsun, sana Nuh’un mahiyeti keşfedilmediyse de onu sana söylediler, övdüler. Sen de naklediyor, onu övüyorsun.

Fakat desen ki: “ Ben Nuh’u ne bileyim? A yiğit, onu onun gibi bir er bilir. Ben topal bir karıncayım, fili ne bileyim? Bir sivri sinek, İsrafil’i nereden bilecek? Bu söz de doğru çünkü mahiyet bakımından Nuh’u bilmezsin ki. Mahiyetleri anlamaktan aciz olmak, halkın halidir ama bu sözü istisnasız söyleme. Çünkü mahiyetlerle onların sırrını sırrı, kamillerin gözü önünde apaçıktır.

Varlık aleminde tanrının sırrından Tanrının zatından daha ziyade anlayıştan uzak ve bir görüşe sığmaz ne var? o bile mahremlerden gizli kalmazsa artık bir şeyin mahiyeti bir şeyin vasfı nedir ki gizli kalsın? Akıl, bir bahiste bu olmayacak şey, akıldan uzak tevile sığmaz, olmayacak şeyi dinleme der.

Kutup da, sana der ki “ A düşkün, anlayışından üstün gördüğün şeylere olmayacak şey diyorsun. Şimdi sana keşf olan vakalar da sana evvelce olmayacak şeyler görünmüyor muydu? Tanrı keremiyle seni on tane zindandan kurtarmışken bu tih, ovasını kendine sitem hapishanesi yapma!”

Bir şeyin hem nefyetilmesi caizdir, hem ispat edilmesi. Çünkü zahiri görünüş aykırıdır, nispet de iki türlü olabilir. Tanrının “ O taşları attığın zaman yok mu? Onları sen atmadın ki. Tanrı attı” demesinde hem hem nefiy vardır, hem ispat ve ikisi de yerindedir. Onları sen attın, çünkü taşlar senin elindeydi.

Fakat sen atmadın, çünkü o atış kuvvetini Tanrı izhar etti. İnsan oğlunun kuvvetinin bir haddi, bir hududu vardır. Bir avuç toz, toprak nasıl olur da bir orduyu bozar, kırıp geçirir? Avuç, senin avucundur ama atış bizden, bu iki nispetin nefyi de yerindedir, ispatı da.

Peygamberlerin zıtları olan kafirler de Peygamberleri, evlatlarını tanıdıkları, bildikleri gibi tanırlar bilirler. Münkirler onları yüzlerce delille, yüzlerce nişanla evlatlarını tanır gibi tanırlar, bilirler ama, kıskançlıkları, hasetleri yüzünden bildiklerini gizlerler “ Bilmiyoruz ki” diye bilmezlikten gelirler. Baksana, Tanrı bir yerde “ Onları bilirler” dedi.

Nuh’u hem bilirsin, hem bilmezsin, değil mi? İşte bunu da bu ayetle hadiste izhar edilen izhar edilen manaya kayas et!

Birisi dedi ki. “ Alemde derviş yok. Olsa bile o derviş dervişlik makamına erişmişse yok olmuş demektir. Doğru çünkü varlığı, sureti bakımındandır, görünüşe göre vardır. Fakat sıfatları, Tanrı sıfatında yok olmuştur. O, güneşe karşı yanmakta olan muma benzer. Mumun alevi de var sayılır ama güneşin önünde yoktur. Fakat muma bir pamuk tutun mu yanar. Şu halde vardır. Öyle ama sana bir aydınlık vermez ki; güneş, onu yok etmiştir. Bu bakımdan da yoktur.

İki yüz batman bala bir okka sirke koydun mu, sirke balın içinde erir gider. Tattın mı sirke lezzeti olmadığından yoktur. Fakat tartın mı balın okkası artmıştır, vardır. Alanın önünde ceylanın aklı başından gider, kendisinden geçer. Varlığı, aslanın varlığında mahvolur.

Kemale ermeyenlerin Tanrıya karşı yürüttükleri bu kıyas yok mu aşk coşkunluğundan ileri gelen bir şeydir, ebedi, terbiyeyi terketme değil! Aşıkın, nabzı, edepten dışarı atar. Aşık kendini padişahın terazisine kor, sevgilisinin tapısına varır. Dünyada ondan edepsiz, ondan terbiyesiz kimse yoktur.

Fakat hakikatte ondan terbiyeli, ondan edepli kimse de yoktur. Ey aslı, nesli belli kişi bu edeplilikle edepsizliği birbirine uygun bil. Zahirine bakarsan edepsiz gibi görünür. Çünkü başında aşk davası vardır ( bu dava da varlık alametidir). Fakat hakikatte dava nerede?

O padişahın önünde dava da fanidir, aşık da! Zeyd öldü desek bu cümlede Zeyd faildir ama hakikatte fail değildir, elinden bir şey gelmez ki. Nahiv bakımından faildir, yoksa hakikatte mefuldür, ölüm onu öldürüverir. Nerede zeydin failliği? Öyle mahvolur ki bütün faillikler, ondan uzak kalır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Keneye zıplayan düşman ahmet yasin Türkiyeden ve Dünyadan Haberler 0 29-05-2008 16:02
Amerika'dan sonra Suriye de PKK'yı 'ortak düşman' ilan etti admin Türkiyeden ve Dünyadan Haberler 0 25-01-2008 02:14


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 4 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri