ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 23-04-2008, 08:42
angel_45 - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Normal Üye
Puanlar: 1,069, Derece: 17 Puanlar: 1,069, Derece: 17 Puanlar: 1,069, Derece: 17
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 22
Mesajlar: 43
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 12
5 mesajı 7 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 2
angel_45 is on a distinguished road
Standart Gurur VE İnat Gözleri Kör Eder

Müşrikler Peygamberimizi sürekli rahatsız ediyorlardı. Eziyet ve hakaretlerini gün geçtikçe arttırıyorlardı. Bunların ele başlarından biri de Ebû Cehil'di. Peygamberimizi huzursuz etmekten âdetâ zevk alıyordu. Bir gün, "Vallahi Muhammed'i secdede görürsem, boynuna basıp başını yerlere sürteceğim" diye yemin etti.
Az sonra da Peygamberimiz çıkageldi. Amcasının oğlu İbni Abbas durumu Peygamberimize haber verdi. Peygamberimiz hiddetlenmişti. Aceleyle Mescid-i Haram'a gitti. Alâk Sûresini sonuna kadar okudu. Sonra secdeye vardı.
Orada bulunanlar, "Ey Ebû Cehil, işte Muhammed!" dediler. Ebû Cehil biraz ilerledikten sonra aniden geri döndü. Seyredenler şaşırdılar. Merakla, "Ne oldu? Neden geri döndün?" diye sordular.
Ebû Cehil de çok şaşırmıştı : "Benim gördüklerimi, siz görmediniz mi?" dedi.
"Hayır" dediler, "Hiçbir şey görmedik."
Ebû Cehil ise korkuya kapılmıştı. Gördüklerini anlattı :"Onunla benim aramda ateşten bir uçurum açıldı. Onun için derhal geri döndüm."
Ebû Cehil bu hadiseden ders almadı. Hâlâ, "Muhammed'i secdede görürsem, başını taşla ezeceğim" diye söyleniyordu. Ertesi gün eline büyükçe bir taş alıp gitti. Taşı zor kaldırabiliyordu. Peygamberimiz'in secdede olduğunu gören Ebû Cehil taşı kaldırdı. Tam vuracakken, elleri kas katı kesildi. Peygamberimiz namazını bitirinceye kadar öylece kala kaldı.
Rükâne , sırtı yere getirilemeyen meşhur bir pehlivandı. Önüne geleni yere çalıyordu. Peygamberimize düşman olanların arasında o da vardı.
Günün birinde Peygamber Efendimizle bir vadide karşılaştı. İçi kin doluydu. Peygamberimiz, "Ey Rükâne" dedi. "Sen Allah'tan korkmaz mısın?"
Rükâne saygısızca cevap verdi. "Eğer söylediklerinin gerçek olduğuna inansaydım, sana uyardım."
Peygamberimiz ona güreş teklif etti. Sonra da, "Eğer seni yere vurursam, söylediklerimin doğru, dediklerimin gerçek olduğuna inanır mısın?" dedi.
Rükâne bunu seve seve kabul etti. "Eğer beni yıkarsan, Allah'a iman ederim."
Peygamberimiz, "O halde gel güreşelim" dedi. Kalktılar. Rükâne kibir ve gururundan yerinde duramıyordu. Peygamberimizi bir vuruşta yere sereceğini sanıyordu. Ancak düşündüğünün tam tersi oldu. Peygamberimiz onu ilk tutuşta yere serdi. Rükâne neye uğradığını şaşırmıştı. Hemen ayağa kalktı. Peygamberimize bir daha güreşmeyi teklif etti. Güreştiler. İkinci seferinde de kendini yerde buldu.
Rükâne hayretler içinde kalmıştı. Çünkü kendisini şimdiye kadar hiç kimse yenememişti. İki seferinde de sırtının yere gelmesini aklı almıyordu.
Yenilen pehlivan güreşe doymuyordu. Rükâne üçüncü olarak güreş teklifinde bulundu. Tekrar güreşe tutuştular. Peygamberimiz Rükâne'yi yine yere serdi. Rükâne burnundan soluyordu. Çok kızgındı. Ne yapacağını bilemez bir halde kalmıştı. "Beni yıkarsan, senin Peygamber olduğuna inanırım" diye söz vermişti. Şimdi üç defa sırtı yere gelmişti. Ama inanmak istemiyordu.
"Doğrusu ben bu işe şaştım kaldım," dedi.
Peygamberimiz, "Bundan daha çok şaşılacak şeyler de var! Onu gösterirsem Allah'tan korkup Müslüman olur musun?" dedi.
Rükâne, "Nedir o şaşılacak şey?" diye sordu.
Peygamberimiz, "Şu ağacı çağırayım, bana doğru gelsin de gör!"
Rükâne bunun imkansız bir şey olduğunu düşünüyordu. Alaycı bir ifâdeyle şöyle konuştu: "Haydi, çağır da gelsin."
Peygamberimiz, azılı putperestin gözleri önünde ağaca emretti: "Allah'ın izniyle yanıma gel!" Ağaç bu emre uymakta gecikmedi. Yeri yara yara geldi. Peygamber Efendimizin karşısında durdu.
Rükâne'nin gözleri fal taşı gibi açıldı. Ama kalp gözü hâlâ kapalı duruyordu. Bu sefer Peygamberimizden ağacı yerine göndermesini istedi.
Peygamber Efendimiz ağaca, "Allah'ın izniyle yerine dön!" diye emretti. Ağaç emri alır almaz yerine döndü.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Ey Rükâne, Müslüman ol!" dedi.
Rükâne iman etmemekte direniyordu. Gururu inanmasına engel oluyordu. Rükâne bir ağaç kadar olamamıştı.
Kupkuru, ruhsuz ağaçlar bile Allah'ın izniyle Peygamberimizin emrini dinliyorlardı. İman etmeyen insanlar ise o kuru ağaçtan daha aşağı derecelere düşmüş oluyorlardı.

(alıntı)
__________________
Biz kefen giymeyiz...Kalırsak ZEYNEP gibi kalırız gidersek HÜSEYİN'ce gideriz
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Melekler Bize Dua Ediyor cemre DUA BÖLÜMÜ 3 04-09-2008 21:21
Padişahın üç oğlu ahmet yasin TASAVVUF ÂLEMİ 0 17-04-2008 20:11
Peygamberin takdiri ahmet yasin TASAVVUF ÂLEMİ 0 15-04-2008 12:58
Rıza makamına ulaşanlar ahmet yasin TASAVVUF ÂLEMİ 0 12-04-2008 16:54
Birinci Hüccet-i İmaniye Ayetü'l-Kübra admin RİSALE-İ NUR 2 24-01-2008 17:13


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayitli üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 3 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Bayan Bölümüne Giriş Hakkında Bilgi | Erkek Bölümüne Giriş Hakkında Bilgi | Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? |