ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 05-10-2008, 17:47
cemre - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Moderator
Puanlar: 8,562, Derece: 62 Puanlar: 8,562, Derece: 62 Puanlar: 8,562, Derece: 62
Aktivite: 24% Aktivite: 24% Aktivite: 24%
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1,393
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 42
121 mesajı 191 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 6
cemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nice
Standart Peygamberimiz ve dini eğitim

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki:


"Allah beni zorluk çıkarıcı ve kusur arayıcı olarak göndermedi. O, beni kolaylaştırıcı bir muallim (öğretmen, eğitimci) olarak gönderdi".



Dini Eğitim:

Eğitim, insan davranışlarının kademe kademe geliştirilmesi ve olgunlaştırılması için uygulanan planlı ve metotlu bir yönlendirme çalışmasıdır. Dini eğitim ise, kişinin manevî yönden arzu edilen seviyeye yükselebilmesi için, Dinin emrettiği konularda aydınlatılması ve istenilen ulvî davranışlara yönlendirilmesidir.

Kur’anı tebliğ etmek, ilahî emir ve yasakları bildirmek, Allah’a davet eden davetçi, müjdeleyici ve uyarıcı olarak, Alemlere Rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz, (s.a.v) Cahiliyye Dönemini yaşamış insanlar arasından, Cenab-ı Hakkın övgüsüne mazhar olan, insanlığa örnek olacak Sahabe-i Kiram gibi altın bir nesil yetiştiren mükemmel bir eğitimci idi. Allah onu kolaylaştırıcı bir eğitimci olarak göndermişti.

Yeni neslin eğitiminde en olumsuz şartlarda bile en başarılı sonuçları alan Efendimiz (s.a.v)’in Din Eğitimi’nde izlediği metot ve teknikler, en güzel şekilde uygulandığı takdirde Allah’ın izniyle yine başarılı sonuçlar alınacak, beklenen nesil metotlu bir şekilde yetiştirilecek, arzu edilen toplum modeli en yakın zamanda gerçekleştirilecektir.

Peygamberimiz ve

İman Eğitimi:

Dini Eğitim söz konusu olduğunda önemle vurgulanması gereken nokta "İman Eğitimi"dir. İnançsız, gayesiz, şuursuz, sorumsuz, düşüncesiz, materyalist ve egoist bir gençlik yetiştirmek istemiyorsak iman eğitimine mutlaka ağırlık verilmeli, iman hakikatleri her fırsatta en güzel üslupla temiz gönüllere nakşedilmelidir.

Beklenen ve yetişmesi arzulanan gençlik, kalbi Allah sevgisi ve Allah korkusuyla dolu, Ahiret inancı olan, Allah Rasûlünü kendisine rehber kabul eden, sadece kendisini ve zevklerini tatmin eden değil; ailesini, içinde yaşadığı toplumu düşünen, beyni ilimle, gönlü sevgiyle dolu, sosyal, sportif, aktif, dinamik, aksiyoner, atılımcı, imanlı ve şuurlu gençliktir.

Günümüz modern eğitimi, genç nesle sosyal, kültürel ve teknik anlamda belki çok şey veriyor ama veremediği manevî özellikler de çok.. Modern eğitimde genç nesle Allah için göz yaşı dökme dersi verilemiyor.. Genç neslin yüreğinin Allah yolunda ürpermesi için gerekli kurs verilemiyor.. Genç nesle derin ulvî düşünce öğretilemiyor.. Genç nesle çilekeş, cefakâr, fedakâr ve korkusuz İslâm mücahidlerinin hayatı tam anlamıyla aktarılamıyor.

İslâm mütefekkiri, gönül adamı ve değerli İslâm alimi Ebu’l-Hasen en-Nedvî bu gerçeği şöyle ifade etmektedir: "Modern eğitim, öğrenciye gözyaşı dökmeyi ve gönül ürpermesini öğretememektedir."





Aile İçi Dini Eğitim

İlk eğitim yuvası olan ailede "Anne" ilk öğretmendir. İman ve ahlak eğitimi ilk olarak ailede alınır. İman ve ahlakına güvenilen, dindar bir eş olarak seçilen kadın, saliha bir hanım olarak aile huzuru ve aile saadetini temin etmede başarılı olacağı gibi; anne olarak da çocuklarının iman ve ahlak eğitiminde başarılı olacaktır. Ailede eğitim, eş seçimiyle başlar. Eş seçiminde başarılı olanlar, inşaallah ailedeki dini eğitimde de başarılı olacaklardır.

Toplumun çekirdeği olan ailede eşler, tam bir uyum ve karşılıklı anlayış içerisinde İslâm’ı en güzel şekilde yaşama kararlılığı taşıdıkları takdirde Cenab-ı Hak arzulanan toplum modelini gerçekleştirme imkânı bahşedecktir. Hasen el-Bennânın ifadesiyle; "Siz toplumunuzda İslam Devletini talep etmeden önce, evlerinizde bu düzeni kurun".

İslâm Ailesi, Kur’an-ı Kerimin ifadesine göre sevgi ve rahmet üzerine kurulur. Çocuk, ailesinden aldığı sevgi ve rahmeti hayata taşıyacak, ailede çocuğun zihnine nakşedilen dini motifler, hayatı boyunca devam edecektir. Çocuğun evde "Anne"si ile okulda "Öğretmen"inin anlattıkları arasında gördüğü uyumluluk, onun psikolojik hayatına olumlu olarak yansıyacaktır.

Efendimiz, (s.av) ailedeki eğitimin önemine işaret etmek üzere yeni dünyaya gelen çocuğun İslam fıtratı üzerine tertemiz doğduğunu, onun yahudi, hristiyan ya da mecusi olmasına anne veya babasının sebep olduğunu ifade etmiştir.

Her açıdan bizim için en ideal ve en güzel örnek olan Peygamberimiz (s.a.v), müstesna aile hayatı ile de ailedeki dini eğitim için bize örnek olmalıdır. Efendimiz (s.a.v) hanımlarına, kızlarına, çocuklarına ve diğer yakınlarına karşı sergilediği söz ve davranışları O’nun sünnetinin önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. Efendimiz (s.a.v), "Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en hayırlı olanınız benim." ifadesiyle kendi aile hayatını bize örnek olarak takdim etmektedir.

Efendimiz (s.a.v)’in aile hayatında sevgi, anlayış, şefkat ve hoşgörü yanında; eşlerinin ve yakınlarının ahiret hayatını kazanmaları ve coşkulu ibadete yönelmeleri noktasında onlara verdiği manevî teşvik ve destek unutulmamalıdır. "Ailene namaz kılmalarını emret" ayeti indiğinde; sabahları evli kızı Fatımatü’z-Zehrâ’nın kapısına gidip sabah namazına kaldıran, Ramazanın son on gününde eşlerini itikâfa teşvik eden, Muharrem ayının 9 ve 10. gününde aile halkına nafile orucu tavsiye eden, daima aile halkına Allah için infak, sabır, sebat eğitimi ve cihad şuuru veren Efendimiz (s.a.v) değil midir?

Ailedeki dini eğitim, sadece çocukların eğitiminden ibaret değildir. Ayrıca eşlerin birbirlerine ilmî, manevî ve ahlakî yönden yardımcı olmaları; yakınlarına ve komşularına yönelik İslâmî hassasiyet, imanî şuur ve cihad azmi aşılama noktasındaki görevleri ihmal edilemeyecek görevlerdendir.

Aile içi dini eğitim konusunda uygulanabilir müşahhas uygulamalardan biri, aile fertlerinin haftada en az bir akşam Hadis-i Şerif halkasında biraraya gelmeleridir. Allah Rasûlü’nün mübarek sözleri gönülleri yumuşatacak, aile huzurunu takviye edecektir. Bu konuda ilk adım olarak İmam Nevevî’nin Riyazu’s-Salihîn adlı eserinin okunması isabetli olacaktır.



Peygamberimiz ve

Kur’an Eğitimi

Kur’anın okutulması, ezberlenmesi, yüce manasının anlaşılması ve Kur’an hakikatlerinin günlük hayatta uygulanması, Dini Eğitim’in en önemli bölümünü teşkil etmektedir. Allah’ın Kitabını en iyi anlayan Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), hem mübarek sözleriyle, hem müstesna hayatındaki canlı uygulamalarıyla Kur’anı en güzel şekilde yorumlamıştır. Efendimiz (s.a.v), güzel Kur’an okumaya önem verdiği kadar Kur’an İlimleri’ne de önem vermiştir. Kur’anın anlaşılması ve uygulanması, okunması ve ezberlenmesi kadar önemlidir.

Bitmek bilmeyen meşgaleler ve günlük telaş arasında Allah’ın Kitabına pek fazla zaman ayıramayan günümüz insanı, maalesef Allah’ın Kitabından uzak gafletle dolu bir hayat yaşamaktadır. Nurlu Kur’anın her âyet-i kerimesi hayatımızın bir bölümünü aydınlatmakta, bilinmeyen her âyet nedeniyle hayatımızın o yönü karanlık kalmaktadır.

"Kur’an, kendisini okuyan kimseye kıyamet günü şefaatçi olarak gelecektir" . Ancak okunmayan, gönüllere nakşedilmeyen, anlaşılmayan ve hayatta uygulanmayan Kur’an, ya da sadece okunan ama emir ve yasakları tatbik edilmeyen Kur’an, bizim için "şefaatçi" olmak şöyle dursun; bizden "şikâyetçi ve davacı" olacaktır. Allah Rasûlü’nün ifadesiyle; "Kur’an ya senin lehinde ya da aleyhinde hüccettir."

Gençliğimizin ve yeni neslin seviyeli bir Kur’an Eğitimi almaları, velilerin, eğitimcilerin ve yöneticilerin en önemli görevidir. Çocuklarının iyi bir eğitim alabilmeleri için elinden gelen bütün imkânı kullanan, çocuklarının özel okullarda eğitim görebilmeleri için ya da üniversiteye hazırlık için milyarları döken anne ve babalar, ne yazık ki evladının Kur’an eğitimi için aynı ilgiyi ve titizliliği göstermemektedirler. Yabancı Dil, Matematik veya Fen Dersleri için özel hocalardan yüksek ücretlerle özel dersler alındığı gibi, Kur’an Dersi için özel hocalardan özel dersler alınmalıdır. Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim bu ilgi ve ihtimama layık değil midir?

Diyanet İşleri Başkanlığı, İlahiyat Fakülteleri ve diğer ilgili yetkili merciler tarafından Kur’an Kurslarında verilen dini eğitim yeniden gözden geçirilmeli, 60 yıllık Kur’an Kursu eğitimi ciddî anlamda sorgulanmalıdır. Kurslarda sadece ezbere yönelik klasik eğitim yerine; Kur’anı ve Kur’anın öngördüğü hayatı sevdirecek, pedagojik ve psikolojik esaslara uygun, İslâmî şuur ve ruh verici aynı zamanda modern anlamda bir eğitim uygulanmalıdır. Ayrıca Kur’ana ve Kur’an Kurslarına yönelik önyargılı resmî anlayış artık terk edilmeli, Kur’an Kursları Özel Kur’an Kolejleri’ne dönüştürülmelidir.

Kız Kur’an Kursları Programına İslâm Aile Hayatı, Nur Suresi Tefsiri, Dikiş-Nakış ve Bilgisayar dersleri konulmalı, bu konuda Kız Meslek Liseleri Programından yararlanılmalıdır. Kurslara yıllarını ayıran kızımız, bu kurslarda aynı zamanda hayata hazırlayıcı bir eğitim almalıdır.



Peygamberimiz ve

İlim Halkaları

Peygamberimiz (s.a.v) tarafından Mekke’de İslâm’a davet ve tebliğ anlamında başlatılan yaygın dini eğitim faaliyeti, başarılı bir şekilde devam etmiş, Medine İslâm Devleti’nin çekirdek kadrosu oluşturulmuştur. Medine’de bir yanda zeki, çalışkan, dinamik, bekar gençlerden oluşan Suffe Ashabı, diğer yanda Mescid-i Nebevî’de kurulan -halka açık- ilim halkası ile, bu eğitim metotlu ve programlı olarak devam etmiştir.

Cenab-ı Hakkın ilim yoluna giren kimseye Cennet’e giden yolu kolaylaştıracağını bildiren Efendimiz (s.a.v), ilim elde etmeyi daima teşvik etmiş, ilim erbabına uhrevî müjdeler vermiş, alimlerin Peygamberlerin varisleri olduğunu ifade etmiştir. Peygamberimizin ilmin fazileti ve alimlerin değeri hakkındaki yüzlerce hadis-i şerifi İslâm ümmetinin ilim ümmeti, bilgi toplumu olmasını sağlamış, cehalet ve hurafecilik en büyük düşman ilan edilmiştir. İlk defa Medine’de -halka açık- kurulan bu ilim halkaları, İslam Alemi’nin her köşesinde tarih boyunca devam etmiş, Peygamber varisi değerli alimler, bu muazzez nebevî mirası Muhammed Ümmeti’ne nakletmede asla cimrilik yapmamışlardır.

Caminin manevî havasında abdestli olarak yapılan, dünyalık ve diploma talebinden uzak, sadece ilahî rıza, manevî ecir ve sevab arzusuyla eline kitap alan her yaştan ilim talebeleri, gerçekten bereketli ve verimli bir çalışma yapmışlar, kısa zamanda ilim yolunda iyi bir mesafe alabilmişlerdir. Bu anlamdaki ilim tahsilinin yaşı yoktur. Bu, beşikten mezara kadar devam edecek bir ilim yolculuğudur.

Günümüzde İslâm Aleminin pek çok yerinde yeniden ihya edilen bu çeşit ilim halkalarının, ülkemizde bazı tarihî selâtîn camilerinde gayretli ilim erbabı tarafından yeniden hayata geçirilme arzusu müşahede edilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın geçen yıl başlattığı tebrike ve takdire değer "Cami Dersleri Projesi" Cami Görevlileri tarafından arzu ve istekle uygulanır, ciddiyetle denetlenirse, ayrıca din görevlilerini ilmen takviye ve madden teşvik anlamında bazı uygulamalar geliştirilirse Sevgili Peygamberimiz’in "Cami içinde halka açık ilim halkası kurma" Sünnet-i Seniyyesi ihya edilmiş olacaktır.



Günümüzde Örgün

Dini Eğitim

Osmanlı Medreseleri ve Tekkeleri Dönemi sonrasında cami içi ve cami dışı dini eğitim çalışmalarının doyurucu olmaması sebebiyle, bu alandaki boşluk İslâmî cemaatler, vakıflar, dernekler ve diğer sivil toplum kuruluşları tarafından doldurulmaya çalışılmış, insanımızın dini inançlarını öğrenme ve dini düşüncelerini geliştirme, manevî açlığını tatmin etme ve yeni nesil için gerekli dini eğitim müesseselerini kurma, yaptırma ve yaşatma konusunda cidden takdire layık büyük emek harcanmıştır.

Medreselerin resmen kapanmasından sonra meydana gelen din hizmetlisi boşluğunu doldurmak üzere ilk planda din hizmetlerinin aksamaması amacına yönelik olarak kurulan İmam Hatip Liseleri, daha sonra halkımızın büyük desteğiyle çığ gibi büyümüş, dini ve dünyevî ilimlerin birlikte tahsil edildiği, din-dünya dengesinin kurulduğu, ilmî, sosyal, kültürel, sportif başarılara damgasını vuran öğrencileriyle, pırlanta gibi bir neslin "İmam-Hatip Nesli’nin" ocağı eğitim kurumları haline gelmiştir.

Ülkemizde milletin alın teri ve göz nuru ile, dişinden tırnağından artırdıkları ile inşa edilen, örgün eğitim veren dini eğitim müesseseleri olan "Kur’an Kursları, İmam Hatip Liseleri, İlahiyat Fakülteleri" milletimizin gözbebeği eğitim kurumları olarak tarihe geçecektir.

Bu okulların mezunları ve mensupları bu ülkenin mayası ve harcıdır, bu ülkenin geleceğinin teminatıdır. Ülke insanını birbirine ısındırma, kenetleşme, yardımlaşma, arzulanan birlik ve beraberliği temin etme noktasında bu iman müesseseleri geçmişte ve günümüzde olduğu gibi gelecekte de anahtar rolü oynayacaktır. Dolayısıyla bilerek veya bilmeyerek bu müesseseler aleyhine yapılacak her yıkıcı çalışma, ülke insanına ve geleceğine yapılan en büyük kötülük olacaktır.



Hayatın Tamamının Dini Eğitime Elverişli Hale Getirilmesi

Eğitimde en önemli nokta, sezdirmeden ve fark ettirmeden eğitebilmektir. Toplum, tamamen İslâm’ı yaşamaya meyilli olduğunda, Dini Eğitim kolaylaşacak, kendi neslimizi dini eğitim vermek eğitme için harcadığımız emeğin bir kısmı, İslâm’dan habersiz yabancıları İslâm’a davet için harcanacaktır.

Bugün sadece din derslerinde değil, "Din Dersi" adı taşımayan derslerde, dini ağırlıklı olmayan medya programlarında ve ana amacı dini eğitim olmayan eğitim kurumlarında her vesileyle iman hakikatleri usandırmadan ve bıktırmadan mutlaka işlenmelidir. Din aleyhine yapılan olumsuz propagandalara cevap verilmeli, dinin ilim ve medeniyetin gelişmesinde en önemli faktör olduğu, terör, anarşi ve şiddete karşı olduğu vurgulanmalıdır. Sosyal, pozitif ve teknik ilimlerin iman ışığında yeniden ele alınması, ateist ve materyalist düşüncenin etkisinden kurtarılması anlamındaki "Bilginin İslâmîleştirilmesi" projesi bu açıdan çok dikkate değer bir projedir.

Deprem olayını anlatan Jeofizik uzmanı akademisyen fay hattına düşüp kalmamalı, konuya Kur’an penceresinden de bakabilmeli, olayın manevî ve İslâmî yönünü de işleyebilmelidir. Ekonomik krizleri, psikolojik buhranları, intihar olaylarını, imanımız ve insanımız için zararlı akım ve ideolojileri inceleyen bilim adamı, konuya inancının ışığında da bakabilmelidir. İnsaflı batılı bilim adamları, tarihte İslam alimlerinin gerçekleştirdiği keşif ve buluşları objektif olarak kabul ve itiraf ettikleri halde, dini bilgisi kıt bazı akademisyenlerimizin bu konuları önemsememeleri veya görmek istememeleri üzücüdür.

Bâtıl inanç ve hurafelerden arınmış, her çeşit istismarcılıktan uzak, arı duru samimî Tevhid anlayışını gönüllere ve hayata hakim kılabilmek için; Kur’an ve Sünnet çerçevesinde şekillenen, yürekleri Allah sevgisi ve Rasûlullah aşkıyla dolu gönül erbabı ve İslâm alimleri tarafından 1400 yıldır çürümeden, eskimeden, yozlaştırılmadan zamanımıza kadar aynen nakledilen Ehl-i Sünnet Akîdesini öğretmek ve yaşatmak en büyük amacımız olmalıdır.
Yazar: Dr. H. İbrahim KUTLAY
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
İlk Vahiy - Peygamberlik ve İslam Dininin Gelişi admin Asr-ı Saadet 0 24-01-2008 06:10


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayitli üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 3 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net