Haya Ve İman Bişr-i Hafi şöyle demiştir: "Herşeyin bir güzelliği vardır. Hayanın güzelliği de günahları terketmektir. Herşeyin bir semeresi vardır. Hayanın semeresi de hayrı getirmektir."
Malik bin Dinar ise şöyle demiştir: "Allah-u Zülcelal bir kalpten hayayı çıkardığı zaman o kişi için bundan büyük bir azap yoktur." Evliyalardan birisi oğluna nasihat ederken şöyle demiştir: "Yavrum, nefsin seni büyük bir günah işlemeye çağırınca, gözlerini göğe çevir de orada bulunanlardan utan. Eğer böyle yapmazsan gözlerini yere doğru çevir de orada bulunanlardan utan. Eğer ne gökte olandan korkmaz ve nede yerde bulunandan utanmazsan, o zaman kendini hayvanlardan biri olarak say."
Ne kadar da doğrudur. Haya sahibi insandan kimseye zarar gelmez. Herkes ondan memnun olur. Gerçekten haya insanı salih amel yapmaya yöneltir ve insanı takva sahibi yapar. İşte, haya kendi sahibini günahlardan muhafaza eder, çünkü hakiki haya Allah'tan haya etmektir. Allah'tan haya eden devamlı Allah'ı hatırlayacak, günahları yapmamaya gayret edecektir.
Muhammed bin Suka, ziyaretine gelenlere: "Size bir kaç söz söyleyeyim de onlardan yararlanınız. Çünkü bu sözler vaktiyle bana yararlı olmuştu." dedi ve: "Sizden önce ki müslümanlar boş konuşmaktan hoşlanmazlardı. Onlar Kur'an okumanın, iyiliği emredip, kötülüğü yasaklamanın ve zaruri geçimle ilgili bir sorunu dile getirmenin dışında kalan her konuşmayı boş söz sayarlardı." dedi ve şöyle ilave etti: "Yoksa siz, Allah'ın şu ayetlerine inanmıyor musunuz?
"Oysa üzerinizde koruyucu (yaptıklarınızı zaptedici) melekler vardır. Şerefli katipler, her yaptığınızı bilirler." (İnfitar; 10-12)
"Onun sağında ve solunda oturan iki alıcı melek, yaptıklarını kaydetmektedirler. İnsan hiç bir şey söylemez ki; yanı başında onu gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır durmasın." (Kaf; 17-18)
Acaba ne dünyaya ve ne de ahirete yaramayan sözlerle doldurduğumuz amel defterlerimiz, yarın mahşer günü elimize geçince ne yapacağız? İşte şimdiden hazırlığımızı yapalım. Dilimizi hayra alıştıralım, Allah-u Zülcelal'in zikrine alıştıralım. Allah-u Zülcelal'in emirlerini anlatmaya, nehiylerini söylemeye alıştıralım. Mahşer günü defterimizde ne görmek istiyorsak ona göre davranalım... |