BOZKURT VE TARİHİ
Bozkurt'un tarihi geçmişi ile ilgili olarak bugün için elimizde çok az bilgi ve belge bulunmaktadır. Dolayısıyla bu bilgi ve belgelere dayanarak yörenin ne zaman ve kimler tarafından iskan edildiği hakkında kesin bir yargıya varmak mümkün değildir.
Ancak; çevrede zaman zaman toprak altından çıkarılan eşya parçaları, yörede bulunan kalıntılar (Yakaören Köyü girişindeki tek burç gibi) ve gayrimüslim mezarları yörenin Türk 'lerden önce başka kavimlerce de iskan edildiğinin kanıtları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavimlerin kimler olduğu belirsiz olsa da yöredeki yerleşim yerlerinin bazılarının eski isimlerinin Rumca olması (Aya, Monna, Sici-ros, Izırma vb.) gayrimüslim mezarlarının Hıristiyan mezarlarının özelliklerini taşıması bölgede Bizans ve Pontus yerleşiminin kanıtlarıdır. Bu yerleşim birimleri genellikle Karadeniz kıyısındadır. Yakın zamanlara kadar bölgenin iç kesimler ile karayolu bağlantısının bulunmadığı göz önüne alındığında yerleşim yerlerinin sahilde bulunmasının kaçınılmaz olduğu görülecektir.
Bölgedeki Türk varlığının Selçuklular'a kadar uzandığını görüyoruz. Çevrede bulunan yerleşim birimlerinin, dağ, tepe ve yayla isimlerinin incelenmesi sonucunda Türk'lerin bölgeye güneyden geldiklerini tespit etmek mümkündür. Bu adlarda en yalın Türkçe kelimeler kullanılmıştır. (Ulu, Başsökü, Esentepe, Kocaoğlan Yaylası vb.) Uzun yıllar yüksek dağların eteklerinde yaşayan Türkler zamanla denize doğru ilerleyerek sahile inmişlerdir. Kastamonu ve çevresi Türklerle ilk kez Malazgirt savaşından 30 yıl sonra tanışmıştır. Malazgirt savaşından sonra Anadolu'ya giren Selçuklular'ın bir kolu olan Danişmentliler, M.S. 1100 yılında bölgeyi ele geçirmişler ve bu egemenlik 27 yıl sürmüştür. Bu dönemde sahil kesimi yine Bizans egemenliğindeydi. M.S. 1127 yılında Kastamonu ve çevresi Rumların egemenliğine girmiş ve Komenenler denilen hanedanın egemenliği 86 yıl sürdükten sonra nihayet M.S. 1213 yılında Çobanoğul-ları Beyliği Kastamonu ve yöresine hakim olmuştur. Bu tarihten sonra yöre bir daha hiç çıkmamacasına Türklerin hakimiyetine girmiştir. Çobanoğullan'ndan sonra yörede sırasıyla Pervaneler M.S. 1259 - 1292, Can-daroğulları M.S. 1292, - 1460 Osmanlılar 1460 - 1923 ve en nihayetinde ise Türkiye Cumhuriyeti hakim olmuştur. Ancak; Boz-kurt'un bulunduğu bölgede Türk'lerin ne zaman iskan etmeye başladıklarını belirlemek mümkün değildir. Danişmentliler ve daha sonra gelen beylikler döneminde Kastamonu ve çevresi her ne kadar Türklerin hakimiyetinde ise de sahildeki kolonilerde yaşayan ve ticareti ellerinde tutan Cenevizlilerle, bölgenin eski sakinleri olan Rumların buralarda yaşamalarına izin verilmiştir. Rumlar yakın zamanlara kadar bölgede kalmışlar ve Türklerle birlikte yaşamışlardır.
Türkler bölgeye güneyden Devrekani üzerinden gelmişlerdir. Bunu halen anlatılan ve Türklerin bölgeye gelişleri ile ilgili bir hikayeden anlıyoruz. Buna göre Türkler denize doğru yayılışları sırasında İlçe merkezinin ortasından geçen Ezine Çayı'nı takip ederek sahile doğru ilerlemişler, Bayramgazi (Mon-na) köyü yakınına geldiklerinde burada yerli halkın direnişiyle karşılaşmışlar, çıkan çatışmada Türklerin başında bulunan komutanlardan Aynar Gazi ve Bayramgazi şehit olmuşlar; Bayramgazi'nin adı şehit olduğu köye verilmiş ve buraya türbesi yapılmıştır. Savaşı kazanan Türkler ilerleyişlerini sürdürerek bugünkü Bozkurt'un bulunduğu yere gelerek buraya bir cami yapıp bir de pazaryeri kurarak yöreyi iskan etmeye başlamışlardır. Pazar, zamanla yörenin en hareketli ve canlı pazarı haline gelmiştir. Pazarın Perşembe günleri kurulması sebebiyle yörenin ismi Perşembe veya Pazaryeri olarak anılmaya başlamıştır. (Halen çevrede bu şekilde anılmaya devam etmektedir.)

Bozkurt, Batı Karadeniz Bölgesinde idari yönden Kastamonu iline bağlı bir ilçe merkezidir. İlçe, kıyıdaki Abana ilçesinin 2 km. güneyinde, Abana-Kastamonu Karayolu üzerindedir. Ezine Çayı'nın doğu ve batısındaki düzlük ile yamaçlara kurulmuştur
İlçenin bağlı bulunduğu Kastamonu ilinin, doğusunda Sinop ve Çorum, batısında Bartın ve Karabük, güneyinde Çankırı, kuzeyinde Karadeniz vardır.
İlçe Merkezi, Kastamonu il merkezinin 95 km. kuzeyinde yerleşiktir. Bozkurt 35,43" ve 42.00" kuzey enlemleriyle, 32,43" ve 34,37" doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlçe merkezinin denizden yüksekliği 27 ile 400 metre arasında değişmektedir.
İlçe, doğusunda Çatalzeytin, batısında İnebolu, güneyinde Devrekani ve Küre ilçeleri ile komşudur. Kuzey sınırının küçük bir kısmında Abana ilçesi ile komşudur. Kalan bölümü ise Karadeniz'e açıktır.
YER ŞEKİLLERİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ
Bozkurt sınırları içersinde bulunan arazi, yer şekilleri açısından çok büyük bir çeşitlilik göstermez. Arazi engebeli ve dağlık olup, sarp yamaçları ormanlarla kaplıdır. Karadeniz sahili boyunca denize paralel olarak uzanan, kıyıdan itibaren iç kesimlere doğru bir kitle halinde yükselendağ silsilesi, Isfendiyar (Küre) Dağlan'nın bir uzantısıdır.
İlçe sahip olduğu iklim zonu (Kuşağı) itibariyle zengin bir floraya (bitki örtüsü) sahiptir. Üst flora, çam, meşe, kayın, köknar, kestane, gürgen, yabani kavak, ıhlamur, çınar, kızılağaç, kızılcık, ahlat, alıç, şimşir, defne gibi ağaç türlerinden oluşurken, alt florayı orman gülü, karayaprak, yabani fındık, orman sarmaşığı, kuş üzümü, çoban püskülü, eğrelti otu gibi bitkiler oluşturur.
İlçenin sırtını dayadığı ve doğu-batı istikametinde yükselen dağların arasında akmakta olan çok sayıdaki dere, birbirleriyle birleşerek dört koldan denize dökülür. Bunlar şehir merkezinden geçen Ezine Çayı, Yakaören (İlişi) Köyü içinden geçmekte olan İlişi Çayı, Darsu Köyü içinden geçen İskeleme Deresi ve Mamatlar ve Ortasökü köyleri arasından akmakta olan Büyük Dere'dir
İlçede ovalara ve geniş düzlüklere rastlanmaz, ilçenin en geniş düzlüğü, ilçe merkezinin üzerine kurulduğu vadidir. Buna ilaveten Yakaören (İlişi) Köyü'nün bulunduğu arazi ilçe toprakları içersindeki ikinci büyük düzlüğü oluşturur. Bunun dışında Ezine ve İlişi çayları boyunca ve dağ yamaçlarında küçük küçük düz alanlara rastlamak mümkündür.