Kaynağı Belirtilmeyen Hadis-i Şerif'ler Silinecektir! Canlılar içinde bilgi edinmeye en kabiliyetli canlı insandır. Hatta bir bakıma bilgi insan için mevcuttur denilebilir. Daha önceden bahsettiğimiz gibi insan Allah(c.c.)’ın İlim (Alim) sıfatının tecellisiyle şereflendirilmiştir (Allah(c.c.)’ın Subuti Sıfatları).
İslam’da ilmin ve Alimin çok büyük önemi vardır. Çünkü biz Müslümanlar biliriz ki İlmin kaynağı Allah(c.c.) dır. Kur’an-ı Kerim’de “kalemle yazı yazmayı öğreten O’dur. İnsana bilmediğini O öğretti” (Bkz. El-Alak Suresi, Ayet:4-5) buyurulmaktadır.
İslam’a göre insana bilgi iki yoldan ulaştırılır. Bu yollardan birisi Peygamberler aracılığıyla vahiy yolu, ikincisi ise bizzat insanın eşya ve olayları yorumlamasıyla, yani akıl yolundan. Yani Müslümanların iki muhteşem kitabı vardır. Birincisi Kur’an-ı Kerim ki bu kitap vahiy yoluyla gönderilmiştir. İkincisi Kitab-ı Ekber dediğimiz Kainat’tır.
İnsanoğlunun bu iki kitabı okuyabilmesi içinde önce farklı yollardan okumayı, anlamayı ve aklı şuurlandırmayı öğrenmesi gerekmektedir. İki kitapta İslam’a göre Allah(c.c.)’ın ayetleriyle doludur. Zira orada “sağlam bilgi edinecek bir zümre için ayetler vardır.” (Bkz. Eş-Şura Suresi Ayet:29,9 denilmektedir.
Bu noktada yine insanların (özellikle İslam’ı dar kalıplara sokmak isteyen Siyasal İslamcıların) kafalarına “Hadisler nerede?” şeklinde bir soru gelebilir. Zira İslam’ın kaynağı hadisler ve Kur’an’dır şeklinde yorumlar bulunmaktadır. Bizler Hadisleri atlamıyoruz. Bizler biliyoruz ki Peygamber efendimizin Hadisleri tamamıyla Kur’an-ı Kerim’in açıklamalarından ibarettir. Öyleyse Hadislerin temeli de Vahiydir. Yani Hadislerde vahyin ışığında derlenmiş dini kriterlerdir.
Bu nedenledir ki İslam’a göre bilginin kaynaklarını incelerken direk Kur’an-ı Kerimden ve Kitab-ı Ekber’den bahsetmekteyiz. Kainat düşünen insanlar için yaratılmıştır. Ve Düşünenler için Onda büyük dersler, hikmetler vardır. |