ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 15-09-2008, 15:19
cemre - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Moderator
Puanlar: 8,562, Derece: 62 Puanlar: 8,562, Derece: 62 Puanlar: 8,562, Derece: 62
Aktivite: 20% Aktivite: 20% Aktivite: 20%
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Yaş: 34
Mesajlar: 1,414
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 43
127 mesajı 200 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 6
cemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nicecemre is just really nice
Standart HZ.Ali'nin mubarek hutbelerinden bazı örnekler


İman, İslam Ve Kuran-ı Mecid

Hamd, ALLAH'a ki övenler onu lâyıkıyla övemezler; nimetlerini sayıp dökenler, onları söyleyip bitiremezler; çalışıp çabalayanlar, hakkını edâ edemezler. Öyle bir ma'buddur ki derin düşünceler onu idrâk edemez; akıl-fikir, denizine dalanlar, zâtının künhüne eremez. Bir sınır yoktur ki sıfatını sınırlayabilsin; bir vasıf yaratılmamıştır ki zatına lâyık bulunsun. Yoktur ona sayılı bir an; yoktur onun için ertelenmiş bir zaman. Yaratılanları, kudretiyle o yaratmıştır; rüzgarları, rahmetiyle o estirmiştir; yarattığı yer yüzünü, kayalarla perçinlemiş, pekiştirmiştir.[17]

Dinin evveli onu tanımaktır. Tanıyışın kemâli, onu tasdik etmektir. Tasdik edişin kemâli, onu bir bilmektir. Bir bilişin kemâli, ona karşı öz doğruluğuna ermektir. Öz doğruluğunun kemâli onu noksan sıfatlardan tenzîh etmektir. Çünkü bilmek gerekir ki ne sıfat söylenirse söylensin, o sıfatla vasfedilemez; her sıfat, vasfedilenden gayridir; onunla bilinemez.[18]

Onu vasfetmeye kalkışan, onu bir başkasına eşit etmiş sayılır. Başkasını ona eşit sayan, ikiliğe düşmüş olur. İkiliğe düşen, tecezzîsini kaail olur; tecezzîsini kaail olan, onu tanımamış olur. Onu tanımayan, ona cihet isnat eder, ona işaret eyler. Ona işaret eden, onu sınırlar. Sınırlayan, sayıya sokar. Her nerde derse, onu bir yerde sanır, ona mekân isnat eder; bir yerde diyense, başka yeri ondan hâlî sanır.[19]

Vardır, yaratılmaksızın. Mevcuttur, yokluktan var olmaksızın. Her şeyle biledir, beraber değil. Her şeyden gayrıdır, ayrı değil. İşler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. Görendir, görülen yokken. Birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. Halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan. Her şeyi vaktinde yarattı, birbirlerine aykırı olan şeyleri birleştirdi, uzlaştırdı. Her şeyde bir istîdat, bir tabiat yarattı; her şeyin maddesini ona göre düzdü-koştu. Her şeyi olmadan bilendir O; sınırlarını, sonlarını kavrayıp kapsayandır O; her şeyin gizli, açık, her yanını bilendir O.[20]

Tenzîh ederim O'nu noksan sıfatlardan, dâima, yarattık-larına, şerîat sahibi bir peygamber göndermiştir; yahut bir kitap indirmiştir; yahut gerekli bir huccet tanıtmıştır; yahut da doğru yolu bildirmiştir. Öylesine peygamberlerdir onlar ki ne sayılarının azlığı yüzünden buyrukları bildirmede bir kusurda bulunmuşlardır, ne yalanlayanların çokluğu yüzünden bir taksîre düşmüşlerdir. Kimisi gelip geçmiştir; kendisinden sonra geleceğin adını bildirmiştir; kimisi çıkıp gelmiştir; ondan önceki onu tanıtmıştır.[21]

Bu yol-yordam üzere çağlar geçmiştir, zamanlar aşmış-tır; atalar geçip gitmişlerdir, oğullar, yerlerine geçip yetmişlerdir. Sonunda, noksan sıfatlardan münezzeh olan ALLAH, va'dini yerine yetirmek, elçiliğini tamamlamak için Rasûlullah(s.a.v) Muhammed'i göndermiştir; ALLAH'ın sâlatı ona ve soyuna. Onu tanımak, tanıtmak için peygamberlerden söz almıştır; sıfatları tanınmıştır; doğumu ve doğduğu yer ve zaman yüceltilmiştir.[22]

O gün yeryüzündekiler, ayrı-ayrı yollara sapmışlardı; darmadağın dileklere sarılmışlardı; dağınık yollara sapıtmışlardı. Kimisi, ALLAH'ı, onun yarattığı şeylere benzetmedeydi; kimisi adını anarken batıl yola gitmedeydi; kimisi de ona şirk koşup sapıklık etmedeydi.[23]

Derken onunla sapıklıktan kurtardı onları, vücudunun bereketiyle bilgisizlikten halâs etti onları; sonra da, ALLAH'ın sâlâtı ona ve soyuna olsun, Muhammed'e noksan sıfatlardan münezzeh olan ALLAH kendisine kavuşmayı seçti; katında ihsanda bulunmayı diledi; dünya yurdundan almakla ikrâm etti ona; belâlara eş olmayı reva görmedi ona. Kerem sahibi onu kendi katına aldı; ALLAH'ın sâlâtı ona ve soyuna olsun. O, sizin aranızda, peygamberlerin ümmetleri içinde bıraktığını bıraktı. Çünkü peygamberler, ümmetlerini başıboş bırakmadılar; apaçık bir yol bırakma-dan gitmediler; bir bayrak dikmeden onları terketmediler.[2

(Aynı hutbeden):

Hürmeti vacip olan evini (Kâbe'yi) ziyaret edip haccetmenizi de size farzetti; o evi halka kıble kıldı; halk susamış yaratıkların yanıp kavrularak koşuştukları gibi oraya varırlar; sürü-sürü güvercinler gibi oraya sığınırlar. Noksan sıfatlardan münezzeh olan ma'bud, kendi ululuğuna karşı gönül alçaklığını sağlamak, yüceliğini onlara anlatmak için o evi bir sebep olarak icâd etti. Halkın bir kısmını seçti ki onlar, onun çağrısını duydular da icâbet ettiler; onun sözünü gerçeklediler. Peygamberlerinin durdukları yerlerde durdular; arşın çevresinde dolanan meleklere benzediler; ona kulluk etme ticaret yurdunda kârlar elde ettiler, suçları örteceğini vaadettiği yere koşuşup gittiler. Noksan sıfatlardan münezzeh ve yüce ma'bud, o evi, İslâm için bir alem kıldı; sığınanlara orasını bir harem kıldı. Orayı ziyaret etmeyi farzetti; hakkını tanıyıp korumayı gerekli saydı. Oraya varmanızı farzetti de o noksan sıfatlardan münezzeh olan ma'bud buyurdu ki: "İnsanlardan oraya gitmeye gücü yetene, ALLAH için o evî ziyaret ederek haccetmesi farzdır; inkâr eden eder; ALLAH, şüphe yok ki bütün âlemlerden müstağnîdir." (Kur'an-ı Mecid, 3, 97).[26]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
cemre adlı üyemize teşekkür eden(ler):
yusufsunetci (16-09-2008)
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Muhakemat gokce Diğer Eserler 1 14-07-2008 18:30
Münazarat gokce Diğer Eserler 0 14-07-2008 18:16
Şefkat Yüzünden gokce RİSALE-İ NUR 0 09-07-2008 01:22
Ondördüncü Şua gokce RİSALE-İ NUR 2 08-07-2008 23:05
Ondokuzuncu Mektub gokce RİSALE-İ NUR 1 05-07-2008 19:49


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 4 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri