ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 03-09-2007, 00:52
s@hra - ait Kullanici Resmi (Avatar)
Puanlar: 2,020, Derece: 27 Puanlar: 2,020, Derece: 27 Puanlar: 2,020, Derece: 27
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 22
Mesajlar: 371
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 0
7 mesajı 7 Teşekkür Aldı
Ülke Bayrağı - turkey!
Tecrübe Puanı Gücü: 2
s@hra is on a distinguished road
Standart MU'ÂZ BİN CEBEL:Helâl ve harâmı iyi bilen sahâbî


[font=Arial]Peygamber efendimiz Müslüman beldelerine vâli ve zekât tahsil memurları gönderdiği sıralarda, bir gün sabah namazından sonra Eshâb-ı kirâma dönerek buyurdu ki:

- İçinizden hanginiz Yemen'e gider?

Hz. Ebû Bekir cevap verdi:

- Ben giderim yâ Resûlallah!

Peygamberimiz bir müddet sonra tekrar sordu:

- Hanginiz Yemen'e gider?

Bu sefer Hz. Ömer cevap verdi:

- Ben giderim Yâ Resûlallah!

Peygamberimiz biraz sonra yeniden sordu:

- İçinizden Yemen'e kim gider?

Mu'âz bin Cebel ayağa kalkıp dedi ki:

- Yâ Resûlallah! Ben giderim.

Vazife senindir

Bunun üzerine Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Ey Mu'âz! Bu vazîfe senindir. Ey Bilâl! Bana sarığımı getir!

Mu'âz bin Cebel, Yemen'de vâlilik yapmak, halka İslâmiyeti anlatmak, Kur'ân-ı kerîmi öğretmek ve Yemen ülkesinde toplanan zekât mallarını vazîfelilerden teslim almak ve onların arasındaki ihtilafları çözüp hükme bağlamak üzere Yemen'e gitmek için hazırlandı. Yola çıkmadan önce Peygamberimiz ona şöyle buyurdu:

- Sen ehl-i kitaptan ya'nî Yahûdîlerden ve Hıristiyanlardan bir kavimle karşılaşacaksın. Onların yanına varınca, onları önce, Allahtan başka ilâh olmadığına ve benim Allah(c.c.)ın Resûlü olduğumu tasdîke da'vet et.

Eğer bunu kabûl ederlerse, onlara, Allah(c.c.)ü teâlânın beş vakit namazı farz kıldığını haber ver. Bunu da yaptıkları takdirde, Allah(c.c.)ü teâlânın, zenginlerin fakirlere zekât vermesini emrettiğini bildir.

Bunu da kabûl ederlerse, zekât alırken sakın mallarının sadece en iyilerini seçme! Mazlumun âhını almaktan çekin. Çünkü Allah(c.c.)ü teâlâ mazlumun duâsını hemen kabûl eder.

Sığırların zekâtı

Hz. Mu'âz diyor ki:

Resûlullah efendimiz bana, onlardan, her 30 sığırda, bir yaşında erkek veya dişi bir dana; her 40 sığırda iki yaşında bir dana... Her bülûğ çağındaki gayrı müslimden de, bir dinar veya onun dengi Yemen kumaşı, yağmur suyu ile sulanan her mahsûlden öşür (onda bir) ve ücretle sulanan şeylerden de yarım öşür (yirmide bir) alınmasını emretti.

Bundan sonra Resûlullaha dedim ki::

- Yâ Resûlallah! Bana nasîhatta bulunur musunuz?

- Yâ Mu'âz! Her ne hâlde ve her nerede olursan ol, Allahtan kork!

- Yâ Resûlallah! Bana nasîhatınızı artırır mısınız?

- Günâhın arkasından hemen iyilikte bulun ki, günâhı yok etsin!

- Yâ Resûlallah! Bana nasîhatınızı biraz daha artırır mısınız?

- İnsanlara güzel ahlâkla muâmele et! Yâ Mu'âz! Sen kitap ehli bir kavmin yanına gidiyorsun. Onlar senden, Cennetin anahtarının ne olduğunu soracaklardır. Onlara, Cennetin anahtarı Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, de!

Mu'âz bin Cebel tekrar sordu:

- Yâ Resûlallah! Bana, kitapta bulunmayan ve senden de işitmediğim bir şey sorulur ve halledilmesi için bana getirilirse ne yapmamı buyurursunuz?

- Allah(c.c.) için tevâzu göster, Allah(c.c.)ü teâlâ seni yükseltir. Sakın iyi bilmedikçe hüküm verme! Sana müşkil, karmaşık gelen işi ehline sor, danışmaktan utanma! En son ictihâd et! Muhakkak ki, Allah(c.c.)ü teâlâ doğruluğuna göre seni muvaffak kılar. İşler sana karmakarışık gelirse, gerçek, sence belli oluncaya kadar bekle veya bana yaz! O husûsta keyfine göre hareket etmekten sakın! Yumuşak davranmanı sana tavsiye ederim.

Kabrimi ziyârete gelirsin

Resûlullah efendimiz vedâlaşırken buyurdu ki:

- Yâ Mu'âz, sen belki bu seneden sonra beni bir daha göremezsin. Belki dönüşünde burada benim mescidime ve kabrime ziyâret için gelirsin.

Bunu işiten Mu'âz bin Cebel hüzünle gözyaşı dökmeye başlayınca, Peygamberimiz buyurdu ki:

- Ağlama yâ Mu'âz! Feryâd ederek ağlamak şeytandandır. Ben seni yürekleri yufka olan bir kavme gönderiyorum. Onlar hak üzerinde iki kere savaşacaklar. Onlardan sana itâat edenler, sana âsi olanlarla çarpışacaklar; hattâ kadın, kocasına; oğlu babasına; kardeş kardeşine öfkelenecek, sonra da İslâmiyete tekrar döneceklerdir.

Resûlullah efendimiz Mu'âz ile bir mil kadar yürüdü ve son olarak şu nasîhati yaptı:

- Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz! Birleşiniz, fırkalara ayrılmayınız! Bana yakın olanlar, tam bağlı olanlar, nerede olursa olsunlar, takvâ sâhipleri ve Allah(c.c.)ü teâlâya hakkıyla kulluk edenlerdir.

Ne ile hükmedeceksin?

Resûlullah efendimiz ile Mu'âz arasında şu konuşma geçti:

- Sana bir da'vâ getirilince, insanlar arasında hüküm verirken ne ile hüküm vereceksin?

- Allah(c.c.)ın kitabıyla hüküm veririm.

- Ya O'nda açıkça bulumazsan?

- Resûlullahın sünneti ile hüküm veririm.

- Ya onda da açıkça bulamazsan?

- İctihâd ederek, anladığımla hükmederim.

Peygamber efendimiz, Mu'âz bin Cebel'in bu cevabından dolayı çok memnun kalarak mübârek elini O'nun göğsüne koyup buyurdu ki:

- Elhamdülillah! Allah(c.c.)ü teâlâ, Resûlünün elçisini, Resûlullahın rızâsına uygun eyledi.

Sonra da Mu'âz bin Cebel'e şöyle duâ etti:

- Cenâb-ı Hak seni her taraftan gelecek musîbetlerden muhafaza buyursun. İnsanların ve cinlerin şerrini senden uzaklaştırsın. Senin sebebinle Allah(c.c.)ü teâlânın bir kişiyi hidâyete erdirmesi, senin için dünyadan hayırlıdır.

Mu'âz bin Cebel, Yemen'de uzun müddet kaldı. Yemen halkı onun da'vetine uyarak İslâmiyeti kabûl ettiler. Hz. Mu'âz'ın işini kolaylaştırdılar. Yemen'de kaldığı müddetçe halka va'z ve nasîhatlar yaparak derdi ki:

- Ben Resûlullahın elçisiyim. Kesin olarak bilin ki, ölüm muhakkaktır. Orada Cennet ve Cehennemden başka bir yer yoktur. Oralara gidiş vardır, dönüş yoktur. Orada hayât sonsuzdur.

Allah(c.c.)ü teâlânın emâneti

Peygamber efendimiz, Yemen'de iken çocuğunun ölümü üzerine Mu'âz bin Cebel'e gönderdiği ta'ziye mektubu şöyledir:

"Allah(c.c.)ü teâlâ sana selâmet versin! O'na hamd ederim. Herkese iyilik ve zarar, yalnız O'ndan gelir. O dilemedikçe, kimse kimseye iyilik ve kötülük yapamaz. Allah(c.c.)ü teâlâ, sana çok sevâb versin. Sabretmeni nasîb eylesin! O'nun ni'metlerine şükür etmenizi ihsân eylesin!

Muhakkak bilmeliyiz ki, kendi varlığımız, mallarımız, servetimiz, kadınlarımız ve çocuklarımız, Allah(c.c.)ü teâlânın sayısız ni'metlerinden, tatlı ve faydalı ihsânlarındandır. Bu ni'metleri, bizde sonsuz kalmak için değil, emânet olarak kullanmak, sonra geri almak için vermiştir. Bunlardan, belli bir zamanda faydalanırız. Vakti gelince, hepsini geri alacaktır. Allah(c.c.)ü teâlâ, ni'metlerini bize vererek sevindirdiği zaman, şükretmemizi; vakti gelip geri alarak üzüldüğümüz zaman da, sabretmemizi emir eyledi.

Senin bu oğlun, Allah(c.c.)ü teâlânın tatlı, faydalı ni'metlerinden idi. Geri almak için sana emânet bırakmıştı. Seni, oğlun ile faydalandırdı. Herkesi imrendirecek şekilde sevindirdi, neş'elendirdi. Şimdi geri alırken de, sana çok sevâb, iyilik verecek, acıyarak, doğru yolda ilerlemeni, yükselmeni ihsân edecektir.

Bu merhamete, ihsâna kavuşabilmek için sabretmeli, O'nun yaptığını hoş görmelisin! Kızar, bağırır, çağırırsan, sevâba, merhamete kavuşamazsın ve sonunda pişman olursun. İyi bil ki, ağlamak, sızlamak, derdi belâyı geri çevirmez. Üzüntüyü dağıtmaz! Kaderde olanlar başa gelecektir. Sabretmek, olmuş bitmiş şeye kızmamak lâzımdır.

Üstünlüğü çoktur

Mu'âz bin Cebel, Peygamberimizin vefâtını da orada iken haber aldı. Daha sonra Yemen'deki hizmetini tamamlayıp, Medîne'ye döndü. Hz. Ebû Bekir'in halîfeliği sırasında Medîne'de Hz. Ebû Bekir'in seçtiği danışma hey'etinde yer aldı. Suriye taraflarına da giderek hem oralarda yapılan savaşlara katıldı, hem de insanlara din bilgilerini ve Kur'ân-ı kerîmi öğretti.

Mu'âz bin Cebel'in fazîleti, üstünlüğü çoktur. Resûlullah efendimiz birçok hadîs-i şerîflerinde onu medhetmiş, övmüştür.

Abdullah bin Mes'ud buyurdu ki:

- Mu'âz bin Cebel, Allaha ve Resûlüne itâat eden, doğru yolda bulunan bir cemâ'at gibiydi. Biz Onu İbrâhim aleyhisselâma benzetirdik. Çünkü O, insanlara hayrı, iyiliği öğretir. Allaha ve Resûlüne de itâat ederdi.

Hz. Mu'âz şöyle anlatıyor:

Bir gün Resûl-i ekrem efendimiz bir hayvana binmişti. Ben de arkasında bulunuyordum. Bana buyurdu ki:

- Ey Mu'âz!

- Emredin, yâ Resûlallah!

Resûlullah efendimiz üç kere ismimi söyledikten sonra buyurdu ki:

- Cenâb-ı Hakkın kulları üzerinde olan hakkı nedir, biliyor musunuz?

- Allah(c.c.) ve Resûlü daha iyi bilir.

- Cenâb-ı Hakkın kulları üzerindeki hakkı, onların Kendisine ibâdet etmeleri ve başka hiç bir varlığı O'na ortak koşmamalarıdır. Kullar bu vazîfelerini yerine getirirlerse, Allah(c.c.)ü teâlâdan bekledikleri hakları, Allah(c.c.)ü teâlânın onlara va'dettiği nedir, bilir misin?

- Allah(c.c.) ve Resûlü daha iyi bilir.

- Bu takdirde kulların Allah(c.c.)ü teâlânın üzerindeki hakkı, Onlara va'dettiği ni'meti vermesi ve azâb etmemesidir. [/font]


__________________
http://www.ilkvahiy.net/images/bayan.jpg

http://img85.imageshack.us/img85/4913/vatanmz9en9.gif

[size=10pt]iki kıble ile tevhid yolunda yürümek mümkün degildir..ya dostun  rızası..ya nefsin arzusu...[/size]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
bu vitamin rehberini iyi okuyun essien Sağlık ve Yaşam 0 30-06-2008 17:58
Islam Büyüklerinden özlü Sözler essien Allah Dostlarından Nasihatlar 0 28-03-2008 21:50


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 4 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri