
14-08-2008, 14:30
|
| Siteden Atıldı | | Üyelik tarihi: May 2008 Yaş: 18 Mesajlar: 140 Memleket : Cinsiyet : Teşekkür: 2
12 mesajı 22 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı Gücü: 0 | |
ölüme sevinen adam İki kişi rastladıkları yerde münakaşa ediyorlardı.
Yüz yüze gelmekten o derece ürküyorlardı ki, âdeta yeryüzü onlara dar geliyordu. Bir gün ecel celladı geldi ve bunlardan birini alıp götürdü. Düşmanının içini sevinç kaplamıştı. Bir süre sonra, ölenin kabrine uğradı. Zafer kazanmış kumandan edasıyla mezarın başucuna yanaştı ve güldü: “Ne mutlu, düşmanı öldükten sonra yaşayıp sendiğinin koynunda yatana! Düşmanından bir gün fazla yaşayan kimsenin ölümüne ağlanmamalı!” diye böbürlendi. Sonra, o adamın mezar tahtalarından birini hınçla kopardı. Baktı ki, vaktiyle ipek sarıklar giyen bu baş, toprakta çukur içinde yatıyor. Sağlığında dolunayı andıran yüzü hilale çevrilmiş, serviyi andıran gövdesi çöp gibi incelmiş. Düşmanının cesedini seyreden adamın kalbini, birdenbire öyle bir acıma duygusu kapladı ki, ağlamaktan mezar toprağını çamura döndürdü. Onun için söylediklerine büyük pişmanlık duydu. Hüzün içinde oradan ayrıldı ve ölümünden sonra mezar taşına şöyle yazmalarını vasiyet etti: “KİMSENİN ÖLÜMÜNE SEVİNME,
KADER SENİ DE FAZLA TUTMAYACAKTIR.” |