üç yüzlü dünya Dünyanın üç farklı yüzü var. Birisi Allah’a bakan yön. İkincisi, âhiret bakan taraf. Üçüncüsü de günahlara bakan yüz. Birincisi, dünya Allah’ın mülkü, eseri ve sanatıdır. Topraktan bitkiye, hayvandan insana her şey O’nu tanıtıyor. Çünkü O yaratmış, O güzelleştirmiş, her şeyi harika bir şekilde O var etmiştir. Dünyada var olan her şey önce bize Allah’ı anlatıyor. Mesela, toprak bir ayna. İçine atılan tohum ve çekirdekler yeşilin, kırmızının bütün tonlarını gösteriyor. Onları topraktan çıkaran ve canlandıran Yaratıcılarını anlatıyor. “Dünyayı bu bakış açısıyla sevmek Allah adına sevmek ve ibadet etmektir.” Dünyanın ikinci bir yüzü vardır ki, o da âhirete bakar. İnanan bir insan için dünya nedir? Dünyaya ne yapmaya geldik. İşte bu soruların cevabıdır dünyanın ikinci yüzü. Dünya bir ekin tarlası, bir fidanlık Allah’a iman edip, onun istediği bir biçimde hayatımızı geçirirsek, yarın ahirette kulluk fidanlarımızın verdiği meyveleri cennet köşklerinde yiyeceğiz. Son yüzü ise günahlı, hatalı tarafa bakar. Doğru yanlış, iyi kötü, ölçü tanımadan yaşayanların dünyasıdır bu taraf. Böyle ölçüsüz insanlar için dünya oyun yeridir. Hiçbir şeyi ciddiye almazlar. Dünyanın bu üçüncü yüzüyle ilgilenenler hep kendilerini kandırırlar. Suçlarının hesabını düşünmezler. Bütün hataların ve yanlışların kaynağı bu taraftır. |