ilkvahiy.net ilkvahiy.net'i Tavsiye Edin ilkvahiy.net Türkçe ilkvahiy.net in English
Kayıt Ol Portal Forum Video Gruplar Blog Albümler Etiketler İletişim Yardım Üye Listesi iTrader Takvim Arcade Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları Okunmuş Kabul Et
  #1 (permalink)  
Alt 07-10-2007, 13:29
Tecrübeli Üye
Puanlar: 710, Derece: 14 Puanlar: 710, Derece: 14 Puanlar: 710, Derece: 14
Aktivite: 0% Aktivite: 0% Aktivite: 0%
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Yaş: 48
Mesajlar: 271
Memleket :
Cinsiyet :
Teşekkür: 0
2 mesajı 8 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı Gücü: 0
humeyra is an unknown quantity at this point
Standart Vav’dan bir kayık, hattan bir nehir -Hâfız Osman-





Nehre indireceği kayığı boyuyor usta. Öyle ince yontulmuş ki, görenler rüzgârın sudan önce alıp götürmesinden korkuyorlar. Ustanın biçimli elleri, rüzgâra kaptırmadan suya teslim edebilmek için emaneti, siyahla kayık arasında nefes nefese koşuyor.


İki soylu arasında derin bir akrabalık kuruluyor o gün: Sultan ve siyah. O gün bütün balıklar Halilurrahman balıklarının siyah elbiselerini ödünç alıyorlar derinlerde. Ateş suya dönüşüp ustanın alnında birikirken, kayık sürmeli gözler gibi simsiyah titreşiyor kıyıda. Vuslat heyecanıyla yükselen nehir, dalgalarıyla uzanıyor ustanın ellerine. Rüzgâr, acemi bir hırsız gibi iç geçiriyor suya değdiğinde kayık. Kıskançlıkla kırbaçlanan dalgalar köpükler yayarak sürüklemeye başlıyor siyahı. Siyah, nehrin başında, ortasında ve sonunda bata çıka ilerliyor. Herkes bir fotoğrafı olsun istiyor onunla. Kimin yanında durursa alımlı, kimin yanında durursa güzel!


Güzel, altı kalemle altını çiziyor güzelliğinin. Abbâsi veziri hattat İbn Mukle aklâm-ı sitte’yi tutan kesik elini IX. yüzyıldan bu yana ödünç veriyor yazı ustalarına. “Muhakkak”, “Reyhânî”, “Sülüs”, “Nesih”, “Tevkî” ve “Rıkâ” aşkla çiziyor resimlerini güzelin. Hüsn-i Hat yazı olmaktan çıkıp nehirlere dönüşüyor İslâm coğrafyasında. “Nun”lar, “Elif”ler, “Hâ”lar, “Ye”ler, “Be”ler birbirlerine sarılarak gürül gürül akıyorlar kalplere. Bu nehirlerin geçtiği gözler dünyaya başka bir nazarla bakmaya başlıyor. Zira suretten ibaret değil bu şifalı sular, anlam taşıyor. İki güzeli el ele tutuşturuyor hattatlar: Yazı ve mâna. O iki güzeli yalnız kâğıtlara değil, ağaca, taşa, kubbeye ve duvara nakşediyorlar. Çiçekler veriyorlar ellerine, altın suyuyla yıkıyorlar, ebrulu bulutlara sarıyorlar. Görmekle yetinmiyor, ezberliyorlar. “Hâfız” deniyor İlâhî kelâmın kapısında bekleyen bu nöbetçilere. Hâfız, yani koruyan.


Hâfız Osman, XVII. yüzyıl İstanbul’unun koruyucularındandı. Çocuk yaşta İlâhî kelâmın kapısında nöbet tutmaya başlamış, ismini taçlandıran sıfatıyla anılmıştı hep. Fakat o kalbini nakışlamakla kalmamış, bu nakşı kâğıtlara dökebilmek için hattın pirlerinin yanında almıştı soluğu.

Derviş Ali’yle başlayan yolculuğu Suyolcuzâde’yle devam etmiş, on sekiz yaşında aldığı icâzetle kesilmeyen susuzluğu onu Şeyh Hamdullah ekolünün efsânevî hattatı Nefeszâde’nin yanına savurmuş, ellerinde hokkalarıyla sıralarını bekleyen acemi öğrencilerin arasına karışıp elif bâ’ya dönmüştü yeniden. Azmin hokkası derin, kalemi keskin, mürekkebi dingindi. “Taklit” ustada, “El melekesi” kalemde fâni olmayı gerektiriyordu. Hâfız Osman hac yolunda bile karalamalar yaparak aydınlattı harflerini, ustasının mushafını ustaca taklit etti. Nihayet coşkun sularıyla kendi yatağını bulup saraya kadar aktı ve hünkârın meşkini bereketlendirdi. İşte Sultan II. Mustafa hokkasını tutuyor Hafız Osman’ın. “Bir Hâfız Osman daha yetişmez.” sözünü büyük usta bir hat zarafetiyle bakın nasıl reddediyor: “Hocasının hokkasını tutan sultanlar geldikçe nice Hafız Osmanlar yetişir hünkârım!”


Tevazuu Sünbül Efendi Dergâhı’nda öğrenmişti Hafız Osman. Bu yüzden ne kadar yükselirse yükselsin hürmette kusur etmedi pirlerine. Bir öğrencisinin “Hattınız Şeyh Hamdullah’tan üstündür.” sözü üzerine, “Ben onun bir harfini bile yazamam. Şeyh Hamdullah nerede ben nerede! Bu sözü bir daha tekrar edersen reddederim seni!” demişti. Hâlbuki Hafız Osman, yirmi üç sene izinden yürüdüğü Şeyh Hamdullah’ın sadece beğendiği harflerini kullanıyordu üslubunu bulduğunda; harflerini küçülterek damıtıyor, yataylığını ve çöküklüğünü gideriyor, kelime ve harf aralıklarında yeni oranlar yakalayıp nehri dalgalandırıyordu.


Yirmi beş kere yazdı Kur’an’ı baştan sona Hafız Osman. Her seferinde ilk kez yazıyormuş gibi çarptı kalbi. Yoksul öğrencilerle paylaştı bilgisini. Yollarda talebelerinin meşklerini düzeltirken görenler, bu kibirsiz ruha dualar yolladılar pencerelerinden. Her harfi bir saltanat kayığı gibi yontan ustanın nehirlerini evlerinde, medreselerinde, çeşmelerinde, camilerinde, türbelerinde konuk ettiler. Ve hayret ettiler Hafız Osman’ın vavını almak istemeyen kayıkçıya.
Olacak ya, üzerinde para yok o gün. Beşiktaş’tan Üsküdar’a geçiyor. “Bir vav yazayım sana evladım!” diyor kayıkçıya. Kayıkçı yüzünü buruşturarak alıyor vav’ı, ta ki yolu Bedesten’e düşene kadar. Avuç dolusu para sayıyorlar kayıkçıya o vav için. Ve bir gün tekrar biniyor kayığa usta. Kayıkçı bir vav daha istiyor. Hafız Osman reddediyor onu, “O vav her zaman yazılmaz.” diyerek. Nehre indireceği kayığı boyuyor usta. Öyle ince yontulmuş ki, görenler rüzgârın sudan önce alıp götürmesinden korkuyorlar.




A. ALİ URAL

ZAMAN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Share on FacebookStumble this Post!Google Bookmark this Post!Diigo this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Blink this Post!Propeller this post!Bookmark to AskJeeves!Bookmark to Ma.gnolia!Bookmark to Feed Me Links!Bookmark to Newsvine!Bookmark to Slashdot!Bookmark to Lycos IQ!
Alinti ile Cevapla
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Medine Dönemi ahmet yasin Asr-ı Saadet 0 25-06-2008 10:37
İslam Ahlâkı Kitabı Güzel ve Çirkin Huylar admin Ömer Nasuhi Bilmen İlmihali 0 18-06-2008 16:22
Linux Ne Demektir ? (Uzun Bir Yazı Dizisi) ahmedgenç Bilgisayar Teknolojisi 7 18-04-2008 21:53
Padişahın üç oğlu ahmet yasin TASAVVUF ÂLEMİ 0 17-04-2008 20:11
Peygamberin takdiri ahmet yasin TASAVVUF ÂLEMİ 0 15-04-2008 12:58


Şu Anda Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar : 1 (0 Üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Biçimi


Bookmarks
Yetkileriniz
Yeni Konu Açamazsınız
Mesajlara Cevap Yazamazsınız
Mesajınıza Eklenti Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodlari Açık
HTML-KodlariKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediginiz klasörü seciniz

Sitemiz vBulletin Version 3.8.0 Beta 4 Kullanmaktadır.
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2007 - 2008 ilkvahiy.net


Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.

Gizlilik ve Güvenlik | Hakkımızda | Logolarımız | Bizimle Çalışmak İster misiniz ? | Link Değişim
ilkvahiy.net'e Reklam Ver | Şikayetlerinizi Bildirin | Sitemizden Atılma Sebepleri