Alimlerden bir kısmı Hacc ibadetlerini yerine getirirken sakallarını kısmen aldırmışlardır.
İnsan, sakalını avucuyla tuttuğunda, alttan kalan uzun kısmı aldırmasında bir mahzur yoktur. İbnu Ömer (r.a) ve Tabiun'dan bir grup alim böyle yapmışlardır. Şa'bi ve İbnu Sirin bunu güzel görürken, Hasan ve Katade mekruh görmüşlerdir.
Bana göre, sakalın uzayan kısmını tabii hâli üzere bırakmak daha iyidir.
Ancak ravilerden biri bunu başka bir lafızla rivayet etmiştir. Bu, rivayeti geçersiz kılmasa da bu bir garip hadistir. Bu ravi sakalın hafifliğinin Kur'an okuma anlamında olduğunu söyler. Bu şekilde bir rivayetin olduğunu zannetmiyorum.
Resûlullah (s.a.v) ve onun yolundaki salih kimseler sakallarını uzatmışlar ve onu taramışlardır. Bunu, dinin temsil etmek, sünneti yerine getirmek, temizliği sağlamak için yapmışlardır. Bunun bir faydası da sakalda bulunabilecek bitleri dökmek ve eğer varsa kopmuş ölü kılları atmaktır.
Zahidlerden bazıları sakallarını dağınık bırakır, nefisleriyle meşgul oldukları için onu taramaya vakit bulamazlardı. Onların göstermiş oldukları bu samimiyet başlı başına güzeldir. Sıdk/doğruluk ve samimi niyet her şeyde güzeldir.
Zahidlerden biri demiştir ki: “Davud et-Tâi'yi sakalı birbirine karışmış bir halde gördüm: “Ey Ebu Süleyman! Sakallarını tarasan olmaz mı?” dedim; bana “O zaman nefsimle uğraşmayı bırakmış olurum” dedi.
Ancak Resûlullah (s.a.v) saçlarını yağlar ve arada bir tarardı. Böyle yapılmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştur:
“Saçı olan ona değer versin/temizleyip tarasın.”( Ebu Davud, Tereccül, 3, Aliyyü’l-Kâri, Mirkatu’l-Mefatih, No: 4450.)
Bir gün Rasûlullah’ın (s.a.v) huzuruna saçları karışmış, sakalları dağınık biri geldi. Peygamberimiz:
“Bu adam, saçlarını yatıracak bir yağ bulamamış mıdır?” sonra şöyle demiştir: “Kiminiz meclise şeytan gibi giriyor.”( Aynı konuda biraz farklı bir rivayet için bkz: Heysemi, ez-Zevaid, V, 164.)
Başka bir rivayette Allah(c.c.) Resûlünün (s.a.v) günde iki kez saçlarını taradığı rivayet edilir. Bundan daha dikkat çekici bir rivayette Hz. Aişe (r.a) şöyle demiştir:
“Allah(c.c.) Resûlü’nün (s.a.v) kapısında bir gurup insan toplanmıştı. Efendimiz’in (s.a.v) onların yanına çıkmadan önce suya bakarak saçını sakalını düzelttiğini gördüm.”
Meşhur bir haberde Rasûlullah’ın (s.a.v) sakallarını her gün taradığı, ikamet ve yolculukta devamlı yanında tarak ve makas taşıdığı belirtilmiştir.( Ali el-Muttaki, Kenz. No. 18161; Heysemi, ez-Zevaid, V, 171; Elbani, Daife, No: 4249) Arapların genel adetleri de bu yöndeydi. Resûlullah (s.a.v) da onların güzel örfüne uymuştur. Bu işler, onun güzel ahlakının bir parçası olmuştur.
Sitemizde Yazılan Yazılardan ilkvahiy.net Ekibi Sorumlu Değildir. Herkes Kendi Yazdıklarından Sorumludur.
Bu Site Bir Flört Sitesi Değildir !!! Erkek-Bayan İlişkilerinde Hududu Aşanlar Direk Olarak Siteden Atılır.
Sitemizde Crack,Warez,Serial,Keygen vs. gibi tüm yasadışı içerikleri paylaşmak yasaktır.
Reklam, Flood, Spam, Argo, Küfür Siteden Atılma Sebepleridir.